Geleceğin liderlerini arıyoruz

18

sabir-samiYum! Brands Türkiye Genel Müdürü Sabir Sami, düzenledikleri Kariyer Günleri programının geleceğin liderlerini bulmak ve onları kendi içlerinde yetiştirmek için önemli olduğunu vurguluyor.

Türkiye’de pek çok kişinin yakından tanıdığı KFC ve Pizza Hut markalarının içinde bulunduğu Yum! Brands Kanada’da Genel Müdürlük görevine devam ederken 2009 yılında Türkiye’ye transfer olan Yum! Brands Türkiye CEO’su Sabir Sami, farklı ülkelerde çalışmanın farklı kültürleri tanımasına yardımcı olduğunu belirtiyor. Sektörde Avrupa ve Türkiye arasında büyük farklılıklar bulunmadığını aktaran Sami, kariyerinde iyi bir yere gelmek isteyen adayların mücadele etmekten vazgeçmemeleri gerektiğini vurguluyor. Sabir Sami, kariyer hayatını ve Yum!’daki işleyişi anlatıyor.

- Eğitim geçmişiniz hakkında bilgi verebilir misiniz? Aldığınız eğitimin şu an içinde bulunduğunuz çalışma hayatınıza ne gibi bir etkisi oldu?
Eğitimimin ilk zamanlarını İngiltere ve Malta’da geçirdim. Sonrasında kendi ülkem olan Pakistan’da MBA eğitimimi tamamladım. Birçok farklı ülkede eğitim deneyimi, Pakistan, Avustralya, Vietnam, Singapur, Kanada ve şimdi Türkiye’de yaşarken ve çalışırken bu ülkelerin farklı kültürlerine daha iyi adapte olmamda bana yardımcı oldu. Almış olduğum İşletme lisans eğitimi daha teknik düşünme anlamında bana katkı sağladı, pazarlama departmanından genel yönetim rolüne yükselmemde ise MBA eğitimim, finans, İnsan Kaynakları, satış ve operasyon alanlarında bana fazlasıyla fayda sağladı.
- İlk yaptığınız iş başvurusunun hikayesini anlatabilir misiniz? İlk işinizi nasıl bulmuştunuz?
Kariyerime PepsiCo’da çalışarak başladım. Bir gün gazetede bir ilan gördüm ve firmaya ilana yönelik bir mektup yazdım. Özgeçmişimle birlikte yazdığım mektubu adreslerine gönderdim. Sonra beni mülakata çağırdılar ve sonunda başvuru yaptığım pozisyonda çalışmaya başladım. Bugün iş arayan adayları düşündüğümde, onların iş bulmak için biraz daha fazla mücadele etmesi gerektiğini görüyorum. Çok rekabet var ve rakiplerini eleyip öne çıkmak için çok çalışmak durumundalar. Adaylar sıkı çalışmaya istekli olmalılar çünkü çabanın yerini hiçbir şey tutmuyor.

- Yum Brands ailesine nasıl katıldınız?
Yum Brands Kanada’dan Genel Müdürlük teklifi aldığımda yine Kanada, Toronto’da bulunan Reckitt Benckiser’de Genel Müdür olarak görev yapıyordum. Açıkçası restoran sektörü ve Yum Brands hakkında hiçbir bilgim yoktu ama biraz araştırdığımda firmanın kültürü ve büyüme planlarından çok etkilendim. Yum Brands’e 2009 yılının Şubat ayında katıldım.
- İşe alımdan bahsetmek gerekirse, seçeceğiniz adayda ilk olarak neye bakarsınız? Bir adayın sahip olması gereken nitelikler size göre neler?
Adaylarla mülakat ve tanışma aşamasında onlarda dikkat ettiğim ve aradığım üç özellik var. Öncelikle aday gerçekten akıllı olmalı. Burada bahsettiğim karşımdakinin çok zeki olması değil,  öğrenmek ve gelişmek için gerekli yeteneğe sahip olması gerekiyor. Aksi takdirde kişi aynı pozisyonda uzun yıllar boyunca sıkışıp kalabilir. Bence insanların hem özel hayatlarında hem de iş hayatlarında sürekli gelişim halinde olmaları çok önemli. İkinci özellik, adayın yapacakları iş için tutkusunun ve enerjisinin olması. Kariyer ve özel hayatına nasıl yön vereceğinin bilincinde olmalı. Son olarak, diğer insanlarla çalışarak ve bir ekibe dahil olarak başarıya ulaşmak için tevazu sahibi ve merhametli olmalı. Bunlar bence bir adayda bulunması gereken temel özellikler.

İnsan Kaynakları şirketin içinde nasıl bir yere sahip? Yum’da İK süreçlerine dahil oluyor musunuz?
Aslında uzun, çok aşamalı İK süreçlerimiz var işe alım ile ilgili. Bazı pozisyonlar için şahsen bu aşamaya dahil oluyorum, fakat özellikle restoranlarla alakalı işe alım söz konusu ise İK’ya destek olması için yüksek mertebedeki bölge koçlarımız bu sürece dahil oluyorlar, karar sahibi oluyorlar. Bir kişi Restoran Genel Müdürlüğü işine başladığı zaman mutlaka restoran destek merkezine davet ediliyor, ben de şahsen tanışıyorum ve onlarla zaman geçiriyorum.

- Yum’daki işe alım planlarından bahsedebilir misiniz? İşe alım süreci nasıl işliyor?
Bu işe alım yapacağımız pozisyona göre değişiklik gösteriyor. Ancak yine de genel olarak adaylarla yapılan bir dizi görüşmeden sonra bazı durumlarda onları çeşitli yetkinlik ölçen sınavlara tabi tutabiliyoruz. İşe alım sürecinin bizim için amacı, şirket kültürümüze uyum sağlayabilecek, başarılı olmak için temel becerilere sahip olacak ve gelişim için gerekli olan tutkuya sahip olan kişileri bünyemize katmak.

- Kariyer Günleri hakkında bilgi verebilir misiniz? Burada iş arayanlara ne gibi fırsatlar sunuyorsunuz?
Kariyer Günleri programımız, geleceğin liderlerini bulmak ve kendi bünyemizde onları yetiştirmek için önemli bir program. Bünyemizdeki her Restoran Genel Müdürü, para ve insan yönetimiyle birlikte müşteri hizmetlerinden de sorumlu olan, işimizin en önemli lideri. Yeni restoranlarımızın açılması ve büyüme planlarımızla beraber, buralarda önemli rollerde istihdam etmek üzere çalışanlar arıyoruz. Bu önemli pozisyonlara kendi içimizden terfilerle kaynak sağladığımız gibi şirket dışından farklı yetenekleri bünyemize katmak için de çaba sarf ediyoruz.  Gerçekleştirdiğimiz kariyer günlerinde her ne kadar restoranlar için Genel Müdür pozisyonuna birilerini arasak da, karşımıza genç ama yüksek potansiyeli olan biri çıktığında onu kaçırmamaya özen gösteriyoruz. Onları da aramıza dahil ediyor, sürekli eğitim vererek zamanla uzmanlık kazanmalarını sağlıyoruz.

Kariyer Günleri programının hazırlık aşaması nasıl oluyor ve ne kadar zamanınızı alıyor?
Öncelikle kaç kişiyi işe alacağımıza karar veriyoruz, sonra hangi pozisyonlarda, hangi niteliklerde hangi özelliklere sahip adaylar aradığımızı belirliyoruz. İlk önceliğimiz bu oluyor.  Kariyer Günleri’ne hazırlık aşaması iki haftalık bir süreci kapsıyor. İki haftalık hazırlık aşamasından sonra da bir haftalık bir program gerçekleştiriyoruz. Bu süreklilik arz eden bir proje, o yüzden de her ay bu projeyi tekrarlıyoruz. Biri bittikten sonra bir diğerine hazırlanarak devam ediyoruz.samir-sami

- Nasıl bir yönetici olduğunuzu düşünüyorsunuz? Çalışanlarınıza sorsak, sizi nasıl anlatırlar?
Farklı insanlarla tanışmayı ve onlarla çalışmayı çok seviyorum, özellikle restoranlarımızdaki ekiplerle. Tüm Türkiye’de bulunan restoranların birçoğunu ziyaret etme fırsatı yakaladığım ve oralardaki ekip üyelerimizle tanıştığım için kendimi çok şanslı ve mutlu hissediyorum. Çalışanlarımızı çok yakından idare etmeye, kontrol etmeye çalışmıyorum. Onları kendi departmanları içinde bağımsız karar almaları için teşvik ediyorum. Muhtemelen çalışanlarımız beni tutkulu ve adil fakat aynı zamanda zor ve genellikle talepte bulunan bir yönetici olarak tanımlar.

- Günlük çalışma rutininiz ne şekilde gelişiyor?
Eğer seyahat etmiyorsam, genellikle 7.30 gibi ofise geliyorum. İşlerimi bitirip akşam 5 gibi de ofisten ayrılıyorum. Bazen gerek duyduğumda bu süre bir saat kadar uzayabiliyor. Akşam ise zamanımın çoğunu evde geçiriyorum. Eğer seyahat ediyorsam, tabii ki günümün çoğu yolda ve toplantılarda geçiyor. Çoğu zaman Cumartesi günleri sabah yaklaşık 2 saat kadar çalışıyorum.

- Bir CEO olarak kendinizde hoşlandığınız ve hoşlanmadığınız özellikler var mı?
Kendimde hoşlandığım özellik (çoğunlukla) dakik olmam diyebilirim. İnsanlara beslediğim sevgi, marka ve kültüre verdiğim önem yine sevdiğim taraflar arasında. Kendimi sevmediğim, eleştirdiğim taraflarım ise sabırsız olmam ve detaylardan sıkılmam diyebilirim.

- Hazır yeme içme sektörüne gelirsek, Amerika ve Türkiye arasında ne gibi farklar var?
Amerika ve Türkiye arasında bu sektörde çok göze çarpan bir farklılık yok diyebilirim. Her sektörün, her restoranın önceliği müşteri hizmetleri, fiyat ve kalite üzerine kuruluyor. Arada bulunan tek fark, Türkiye’de daha geleneksel gıdalar ön plandayken, Amerika’da daha fazla zincir markaların bulunması.

- Yeni projeleriniz neler? Önümüzdeki dönemde neler yapmayı planlıyorsunuz?
Türkiye’deki markalarımız için önemli büyüme planlarımız var. Aynı şekilde mağazalarımıza ve insan kaynağımıza yatırım yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Tabii ki menümüze yeni ürünler katmak için çalışmalarımızı da sürdüreceğiz. Türkiye’nin farklı bölgelerinde restoranlar açıyoruz ve işimizi büyütürken, insanlarımız içinde yeni iş fırsatları yarattığımız için heyecanlanıyoruz. Tüm çalışanlarımız için eğlenceli, çalışmaktan zevk alabilecekleri aynı zamanda sürekli kendilerini geliştirebilecekleri öğrenme ortamı olan bir şirket yaratma yolundayız.

Eğer bu mesleği seçmeseydiniz, hangi meslek alanını tercih ederdiniz?
Eğitimci olmayı tercih eder özellikle koçluk üzerine çalışmayı isterdim. İnsanlara yaşam becerilerini iyileştirecek bilgiler sunmak iyi olurdu. Ya da kendime ait bir kitabevim olurdu.

- Kendinize vakit ayırabiliyor musunuz? Bu zamanları nasıl değerlendiriyorsunuz? İlgi alanlarınız ve hobilerinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
Seyahat etmeyi çok seviyorum. Şu ana kadar 40’ın üzerinde ülkeye seyahat ettim ve hepsinde farklı kültürler, farklı yiyecekler ve farklı dillerle karşılaştım. Bu deneyimlerden keyif alıyorum. Okumayı ve sporun her alanında olup biteni izlemeyi seviyorum. 35 yıldır da Liverpool Spor Kulübü taraftarıyım!

YORUMLAR

  1. sabir sami bey anlatmıs iyi hos ama onlar bastan sanslı ınsanlar zaten ıngılızce egıtımı almıs yurt dısında egıtımını tamamlamıs 1-0 onde olan ınsanlar..bzm gbi sıradan olanlar neden aynı karıyere sahıp olamıyoruz..bir sürü işe baswuruyoruz bir sürü caba sarfedıyoruz ama nafıle..ya dıl problem oluyor ya aldıgın egıtım ya tecruben..neden fırmalar bızıde ıse alıp bizede hayata karsı bır sans wermıyor..1-0 onde olanlar gecmıslerınden dolayı bu yöndede öne gecerek farkı 2-0 a cıkarıyor..onlar dunyayı gezerken bız sacma sapan kıytırık ıslerde calısıp kıramızı zor ödüyoruz..şimdi sormak lazım sabir bey we onun gbı olanlara defalarca milyon tane işe binbir işe umutla başwurup defalarca umudu kırılsaydı yınede wazgecmeyın dermıydı????cok merak edıyorum acaba bu yazdıklarımı okuma ihtimalı olurmu acaba? hayat cok acımasız bu hayatta ya sanslı doğuyorsun ya sanssız ortası oldugunda hep umutsuzsun..bnm gbi olanlara kucak olusu sewgı we umutsuzluk..

  2. normalde yorum yazma gibi eğlimlere dahil olmam ama sabri beyin anlatımı ve aşağıda esra hanımın yaptığı yorum beni etkiledi ve birkaç şey söylemek istedim. Öncelikle Sabri beyin çalışma azmini, iş disiplini mükemmel derecede iyi gördüm. Zaten şu pozisyonda başarı onun için kaçınılmaz tebrik ederim. Esra hanım sizinde yazınızı okudum hayata 1-0 yenik başlamışsınız peki sizin gibi kaç kişi var? Ben eminim ki sadece sizin gibi 1-0 değil belkide bu hayata 10-0 yenik başlayan insanlar var. Düşmüş olduğunuz durumda ki umutsuzluk vazgeçmişlik bu şekilde devam ettiği sürece kiranızı ödemekte zorlanacağınıza emin olun. Anlamanız gereken şey şu çok çalışmak, inanmak ve asla vazgeçmemek başarının en temek sırrıdır. Aslında bir sırda değil bu birçok insan bilir şu söylediğim şeyleri.. Peki asıl soru şu; Herkes bunu biliyorken neden herkes başarılı olamaz? Çünkü bu 3 şeyi yapmaya yetecek bir iradesi olmadığı için. Ha şunu da diyebilirsin ne başardın da bana öğüt veriyorsun.. :) Şuan kayda değer pek bir şey yok lakin başarılı olmak için her yolu deneyeceğime ve asla pes etmeyeceğime eminim çünkü buna yürekten inanıyorum. Size naçizane tavsiyem hayatınızda ki olumsuzluklara odaklanıp onları omzunuzda yük etmek yerine, olumlu şeylere odaklanıp onların yolunuzu aydınlatmasını sağlamanız. Hayal kurmaktan ve ona ulaşmak için çaba göstermekten asla vazgeçmeyeceğiniz başarılı bir ömür geçirmeniz dileğimle..

    • hayat var oldugun müttedce yaşarsın ama iş hayatı daha önemli bazen x.insanlar 1.0.önde başlasalarda üretilen bir malı en iyi satıcı pazarlar o halde iş veren pazarlamacıyı işe almıyor görmüyor bile
      malisef ben karaman.da yaşıyorum karaman bölgesine yerleşik satış temsilcisi arayan firmalara baş vuru yapıyorum sonuç inanılmaz 60 gün beklemeniz gerek cevabını alıyorum iyi bir dinleyici iyi bir konuşmacıdır konuşmaları ve işe yarayan elemanı patron görmüyor her insanın 3 atımlık mermisi vardır hedefi boşa giderse malisef saygılar iyi çalışmalar

  3. Zeka ve yapabilirdik durumuna bakılmaksızın güven sağlaması gerekçesiyle referans,tanıdık,çevreden kişiler şirketlere alındığı sürece bu anlattıklarınıza katılmıyorum.Siz ne derseniz deyiniz.Bu sebeptendir ki ülkemizdede çok zeki,başarılı insanlar körelir biraz şansı olan sıyrılır.bu az evvel dediğim tarzdaki kişilerlede bu kadarlık büyüyen,gelişen bir ülke oluruz.Bir yerden başlayabilsek zaten yükseliriz.

  4. ben pazarlama satış konusunda çok deneyimliyim yeni işten ayrıldım kariyernet üzerinden cv bırakıyorum şu bir gerçek işe yarayan elemanı patron görmüyor insankaynakları cv incelemesi yapıyor es geçiyor 6o dalda sertifikalarım var cv gayet olumlu sonuçlara imzaatabilecek kapasitede malisef işe yarayan eleman görülmüyor ben işe girerken tahhüt veriyorum sizin ürünlerinizi sizden fazla satamassamişten ayrılırm diye söylüyorum

  5. iyi konuşma hazırlanmış güzel bi çalışma hayatınız var anlaşılan.
    birebir görüşmek isterdim. hayalleri için savaşan birini göreceksiniz teşekkürler

  6. yorumların çoğunu okudum herkesin haklı olduğu noktalar var fakat şu da bi gerçek ki bu ülkede torpil vs olduğu sürece gerçek bir ilerlemeden bahsetmek pek mümkün değil. kapasite olarak senden daha gerideki bir insanın senden çok daha önce çok daha iyi bir mevkide olması insanın azmini de umudunu da alıp götürüyor yine de mecburen yılmadan iş aramaya devam ediyoruz :(

  7. önce insanın şansı olması gerek bu hayatta hiç yüzüm gülmedi diyebilirim. Nere elimi atsam hep kaybediyorum. istediğim hiç bişeyi başaramıyorum neden bilmiyorumm ve başarılı insanlara bakıyosun sonucda oda insan sende insansın şuda bi gercek herkesin sağlam bi arkası olması gerek bunu bilir bunu söylerim. herkese eyvallah başarılar…

  8. başarının tarifi ancak içinde bulunulan şartlarla birlikte yapıldığında doğru olabilir. fakir ailelerin çocuklarının CEO olma olasılığı bu ülkede oldukça zayıf. maalesef başarılı olarak görünenlerin çoğunda ya soyadı yada bir tandık desteği var. bazen çok çalışıp uğraşmak kendini yıpratmaktan başka bir işe yaramıyor. güzel olan şey ise sürekli bir umut.

  9. Kimilerinin de dediği gibi eğer tanıdık ve”torpil” ile işe giriyor ve o şekilde devam ediyorsanız zaten onca eğitim ve başarı da geride kalıyor. İnsanlarımız bu yanlış sınıflandırmadan kurtulmadığı sürece gerçek başarı ve ilerleme zor olur. Zaten bakacak olursak şu anki siyasi kadrolarda bile bu şekilde bir yerleştirmeyi kolaylıkla görebiliriz. Adam diğerini değil tanıdığını yanına alıyor. O diğeri ve daha iyi eğitim ya da bilgili kişi ise “hep” bekler durumda kalıyor. Benim de iki gündür içinde olduğum işsizlik durumunun bu nedenlerden dolayı hızlı bir kırılma yaşayacağını düşünmüyor olsam da umudum var, zaten onu kaybedersem birşey olamaz. İnsan zor durumlarda yaratıcı olup yeni birşeyler üzerine gitmeli diye okuyoruz bazen ve o yeni iş kollarını kendi ülkemiz koşullarına adapte etmeye çalışmak bir şekilde güzel sonuçlar ortaya çıkarabilir. Yeter ki olumsuzluk içinde olmayalım. Daha çok yazılacak var ama şimdilik bunları demiş olmayı tercih ediyorum. Herkese İzmir Selçuk tan sevgiler ve iş arayışında başarılar dilerim

  10. 1978 Kayseri doğumluyum ticaretle üniversite öğrencisi iken tanıştım 18 yıllık deneyim sahibiyim. Yine ticaret yaparken askerlik görevimi tamamlayıp evlendim üç çocuk babasıyım,yüksek lisansımı tamamlayıp şu anda doktora özel öğrencisiyim.İngilizce öğretmenliği yaptığım halde yds de başarılı olamadım.Bu benim ingilizce konuşamadığım anlamına gelmesin.Ancak işletmemei 2015 de kapattım.Şu anda işsizim.Mentor lük başarı belgesine sahip Kayseride tek kişiyim.Hedef beleirleme kişisel gelişim ve iş geliştirme konularında uzman olmam hiç bir şey ifade etmiyor.Çünkü beni anlayacak ne bir firma var nede soylediklerimi anlayack insan.Kariyernete kaçyıllık kayıtlı kullanıcı olduğumu ben bile un uttum.Bana uygun bir iş yokmu yada kendi İk bölümünüzde iş veremezmsiniz.

YORUM YAP

Please enter your name here
Please enter your comment!