İş hayatında inişler çıkışlar, sevinçler, mutluluklar, kızgınlıklar, kırgınlıklar, kıskançlıklar ve korkular her zaman var. Bu duyguların çoğunu zaman zaman yaşıyoruz. Bu duygu halleri bizi ileri taşıdığı gibi duraklamamıza veya kendimizi iş hayatından çekmemize de sebep olabilir. Peki, başarısızlık korkusuna sahip olduğumuzu nasıl anlarız?

“Korku” insanın en temel duygularından biri olmakla birlikte kaygıları tetikler. Artan kaygılarla da kendimizi acımasızca eleştirebiliriz.

  • Terfi alabilecek miyim?
  • Yöneticimin verdiği görevi yapabilecek miyim?
  • Mülakatta başarılı olabilecek miyim?
  • İş bulabilecek miyim? vb. soruları kendine sorarken, bir de dışardan gelen;
  • Boş yere uğraşma yapamazsın,
  • Kendi işini kurmak kolay değil,
  • Terfi alamazsın o kadar donanımlı değilsin,
  • Senin diğerlerinden farkın ne? gibi yorumlar alabilirsin.

Tüm iç ve dış yorumlar birleştiğinde ise “Bu işe atılırsam başarısız olurum” sonucuna varır, yapacağın işi yapmaktan da vazgeçersin. Başladığın noktaya geri dönmüş ve belki korkularına yenik düşmüş, özgüveni kırılmış üzere kendini bulursun. Emin ol, zaman zaman bu duyguları yaşıyor ve benzeri durumlarla hepimiz karşılaşıyoruz.

Başarısızlık duygusu insanı pasifleştirir ve kişinin eyleme geçmesini engeller. Başarısızlık duygusu benliğimizi ele geçirirse, konfor alanından çıkıp ilerlemek istediğimiz hedefe ulaşmak için engelleri aşamaz, fırsatları değerlendiremez ve ilerleme kaydedemeyiz.

Aslında ilk adımla başlar her şey. İlk adımı ise korkulardan arınarak atabiliriz. Herkesin kendine has bilgi,  beceri ve yetkinlikleri olduğu gibi herkesin hayalleri de farklı. Başarı tanımını yaparken hayallerine ulaştığında ki durumunu, yaptıklarını ve kazançlarını düşün. Kendi başarı tanımını kendin yap. Hedefin terfi almak olabilir, ama terfi ertelense bile belki maaşında iyi bir artış olabilir. Başarılı olma tanımlarının alt başarı seviyeleri de olmalı. Sıralı başarı tanımları seni rahatlatacaktır. Yani ana hedefine ulaşmak için ara hedeflerin de olmalı.

Başarısızlık korkusunun sebepleri neler?

Başarının tanımını yaptığına göre başarısızlığın tanımı da belli demektir. Başarı diye tanımladığın hedeflere ulaşamama durumunda başarısız olmuş olursun. Aslında iş hayatında başarısızlığın sebepleri ağırlıklı olarak kişinin kendisinde saklı. Başarısızlık duygusuna bürünmenin asıl nedeni, yine bağlandığın veya çevrenin sana yansıttığı negatif duygular.

Özgüven eksikliği, adaptasyon-odaklanma sorunu, kişisel gelişime önem vermemek, gündemi ve sektörü takip etmemek, girişken olmamak, iletişim becerilerini etkin kullanmamak, risk almamak veya riskin boyutunu hesaplamamak, beceri ve tecrübelerine uygun işte çalışmamak veya doğru hedef belirlememek, plansız girişimlerde bulunmak, stratejik plan yapmamak, yaşam kalitesine dikkat etmemek gibi pek çok sebep bulabiliriz. Daha önce yaşadığın olumsuz tecrübeler ve sonucunda yaşadığın travmalar bile korkularının sebebi olabilir. Bu sebepler kişiden kişiye, yaşanmışlıklara göre değişebilir. Bu korkuya sebep olacak engelleri ortadan kaldırmak yine kişinin kendi elindedir.

Başarısızlık aslında bir bakış açısından ibaret, bunu unutma! Ayrıca başarısızlıktan çıkaracağın pek çok ders, bir daha yapmayacağın pek çok eylem var. “Şimdiki aklım olsa şöyle yapmazdım” deriz ya o misal işte. Daha önce atılan yanlış adımlar sayesinde pek çok tecrübe sahibi oluyoruz.

Başarısızlık korkusuna sahip olduğunu nasıl anlarsın?

  • Aşırı mükemmeliyetçilik ve sonucunda ilk adımı atamama,
  • Hedefe ulaşmaya çalışırken kendini eleştirme ve suçlama,
  • Yapılacak işleri bahaneler bularak sürekli erteleme, ihmalkâr davranma,
  • İş hayatında yeni projelere katılmama, iş fırsatları değerlendirmekten çekinme,
  • Dışardan alınan her negatif bildirimde endişelenme, kaygılanma,
  • Yapacağın işin sonucunun olumsuz olma durumunda çevre ne der düşüncesi, hayal kırıklığına uğratma kaygısı,
  • Geçmişte yapılan hatalara odaklanma,
  • Stres belirtileri,
  • Başarıya ulaşamama endişesi,
  • Uzmanların belirttiği çeşitli psikolojik (baş ağrısı, kas gerilimi, mide ağrısı vb.) belirtiler.

Konuk Yazar: Esra Kemer/İnsan Kaynakları ve Kariyer Danışmanı