Ekibiniz size gerçeği söylemeyi ne zaman bıraktı?

Yönetici olarak ekibinizle bir toplantı yapıyorsunuz. Toplantı bitiyor, odadan çıkıyorsunuz. Sonraki on saniyede neler oluyor? Fısıldaşmalar, gülüşmeler “Gerginlik bitti” duygusu ve rahat yorumlar… Böyle bir tablo varsa bu durum bize yönetici ekip ilişkisindeki iletişim hakkında neler söylüyor olabilir?

Yönetici olarak yükseldikçe dürüst geri bildirim alma sıklığı azalabiliyor. 

Gücün ilişkileri etkilediği ve yönetici görüşlerinin kararlar üzerinde belirleyici olduğu yapılarda üst yönetime raporluyorsanız, aldığınız geri bildirimlerin sıklığını ve niteliğini değerlendirme zamanı gelmiş olabilir.

Toplum olarak, üst pozisyonlardaki kişilere açık ve dürüst geri bildirim vermekte zorlandığımızı gözlemliyorum.

Yöneticiler de çoğu kez bu geri bildirim girişimlerini farklı gerekçelerle karşılıksız bırakabiliyor. Bu davranış zaman içinde yerleştiğinde ise yönetici geliştirici geri bildirim duyamadığı için kendisini olduğundan farklı bir noktada değerlendirebiliyor.

Ekibiniz “Sesimizi çıkarmayalım, böylesi daha güvenli” diyorsa ve bunu bir vesileyle fark ettiyseniz, bu durum muhtemelen bir süredir devam ediyor demektir. Çoğu zaman yöneticilerin bundan haberi olmuyor.

Toplantıda “Haklısınız” deniyorsa, tartışmalar gülümsemelerle geçiştiriliyorsa, bu tepkilerin arka planına bakmakta fayda olabilir. Sessizlik her zaman onay ya da saygı anlamında değil; bazen insanların kendilerini korumak için geliştirdikleri bir iletişim biçimi de olabilir.

Sevilen lider olmakla, yanında insanların kendilerine ve düşüncelerine dürüstçe yer bulabildiği bir lider olmak aynı şey değildir. İyi bir lider olduğunuzu düşünebilirsiniz; ekibiniz yine de kendini sansürlüyor olabilir. Sizin “ulaşılabilir” olma iddianız, ekibinizin size geri bildirim verebilme konusunda kendini rahat hissetmesinin tek başına garantisi değildir.

Bu senaryoda gerçek ve dürüst geri bildirim kanalını zayıflatan şu davranışlardan bazılarını sergiliyor olabilir misiniz?

  • İtirazı sessizce cezalandırmak : Biri duymak istemediğiniz bir şey söylediğinde meraklanmak yerine, tek kelime etmeden “Bu hoş karşılanmadı” mesajı vermek. Ekip bunu her seferinde fark eder ve davranış alışkanlıklarına “Yapma” şeklinde kaydeder.
  • Muğlak geri bildirimi geçiştirmek: “Sizi okumak zor” ya da “Yanınızda çekingen davranıyorlar” gibi bir geri bildirim duyduğunuzda, ne yapacağınızı bilemeyip konuyu kapatmak, arkasındaki nedeni merak etmemek veya önemli olmadığını varsaymak.
  • Değişimi görünür kılmamak: Bir konu için “Üzerinde çalışıyorum” demek ama bunu davranışlarınıza yansıtmamak ve ekibe bu gelişim niyetinin gerçek olduğuna dair somut bir işaret vermemek. Ekip yalnızca sözü değil, davranışı da görür.

Bu senaryonun herhangi bir yerinde olup “Eyvah, şimdi ne yapayım?” veya “Bir saniye, ben böyle bir şey fark etmedim ama ekip çok sessiz” diyebilirsiniz. Bu küçük davranışların farkına vardığınızda, durumu daha olumlu bir sürece dönüştürme gücünüz de var.

  • Toplantıdaki tepkinizi izleyin: Asıl fark yaratacak an geri bildirim oturumu değil, size herkesin içinde itirazın geldiği o an olabilir. Merak moduna geçin. “Bu nokta ilgimi çekti, biraz daha anlatabilir misin? Tam olarak hangi olayda bunu gördün?” Ekip, bir dahaki benzer durumda neyi tartışmanın rahat ve güvenli olduğuna tam da o anda karar verir.
  • Soruyu daraltın ve somutlaştırın: “Bana geri bildiriminiz var mı?” sorusu çoğu zaman beklediğiniz yanıtı getirmeyebilir. Bunun yerine kapsamı daraltın. “Bu toplantıda seni rahatsız eden bir şey oldu mu?” ya da “Bu kararı verirken senin görüşünü yeterince aldım mı?” Ne kadar somut ve dar bir soru sorarsanız, o kadar gerçek ve işe yarar bir cevap alma ihtimaliniz artar.
  • Değişimi görünür kılın: Tek bir somut konu seçin, üzerinde tutarlı biçimde çalışın ve bunu ekibinizle paylaşın. “Hızlı ilerleyerek bazen insanların sözünü kestiğimi biliyorum; üzerinde çalışıyorum. Görürseniz beni uyarın.” Böyle bir cümle, bir yıl boyunca tekrarlanan “Bana geri bildirim verin” çağrısından çok daha fazla güven yaratacaktır.

Bir sonraki toplantıda biri size itiraz ettiğinde, ilk üç saniyenizi izleyin: Meraklanıyor musunuz? Yoksa sessizce iletişimin kapısını mı kapatıyorsunuz?

Loading spinner
Bertay Fişekçi, 23 yıllık kurumsal hayatının ardından çalışan bağlılığı, kültür dönüşümü, orta kademe yöneticilerin beceri gelişimi alanlarına odaklanmıştır ve bu konularda şirketlere profesyonel destek vermektedir. İnsan odaklı organizasyonların daha da geliştirici, kârlı ve çekici olduğu inancıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Fişekçi; yüz yüze seminerler, online etkinler, podcast yayınlarıyla bilgilerini aktarmanın yanında; kişisel blogunda ve Kariyer.net bloglarında yayınlanan içerikleriyle de okuyucularla buluşmaktadır.
**İçeriklerimizle ilgili görüş ve önerilerinizi editor@kariyer.net adresinden bize iletebilirsiniz.