Google neden üniversite derecesini önemsemiyor?

Her ne kadar pek çok iyi okuldan başarılı bir şekilde mezun olmuş onlarca çalışanı olsa da Google İnsan Kaynaklarından sorumlu Genel Müdür Laszlo Bock, çok başarılı binlerce CV arasından seçim yaparken derecenin bir kriter olarak her zaman arka planda kaldığını anlatıyor.

google

Google Yönetim Kurulu Üyesi ve İnsan Kaynakları süreçlerinden sorumlu Laszlo Bock, Google’da nasıl iş sahibi olunur, bir CV’yi başarılı kılan etmenler nelerdir, işe alımda üniversite ve üniversite derecesi ne kadar etkilidir gibi soruları yanıtladığı New York Times röportajında, üniversitede edinilen beceri ve bilgilerin elbette önemli olduğunu, ama derecenin vazgeçilmez yeteneği bulmak anlamına gelmediğini söylüyor.

Derece aranan yetenek olmak anlamına gelmiyor

Bock, “Hepimizin çevresinde iyi okullara gitmediği halde çok başarılı olan insanlar var. Önemli olan bu insanlara ulaşmak” şeklinde konuşuyor. Buna göre pek çok kişi istenen teknik veya sosyal becerileri üniversite dışında öğrenebilir. Yüksek puanlarla üniversiteden mezun olmuş bir kişi pozisyonun gerektirdiği temel becerileri her zaman karşılayamayabiliyor.

Uzmanlık değil beceri göster

Bock, bilişsel becerileri yüksek, meraklı, öğrenmeye istekli, liderlik becerileri güçlü olan bir kişiyi İnsan Kaynakları ya da finans departmanında işe alıp onu bu departmanda çalışan ve sadece bir konuda uzmanlaşmış bir başka kişiyle karşılaştırmanın asla adil olmayacağını vurguluyor. Bock, “Üniversite derecesi tanımı itibariyle uzmanlık sertifikası anlamına geliyor. Gazetecilik mezunu bir kişi için haber yazabilir, röportaj yapabilir diyebiliriz. Ama derece adayın işte neleri nasıl yapabileceğini göstermiyor. Aday kalabalıklar karşısında bir fikir sunabilir mi? Bir web site nasıl oluşturulur fikri var mı? Sorunlar karşısında ilginç ve farklı çözüm yollarına sahip mi? Yoksa en iyi bildiği şey testleri geçmek ve yüksek puan almak mı?” şeklinde konuşuyor.

Yaratıcı güçle mantık bir arada

İnsanların doğdukları andan itibaren içlerinde yaratıcı bir güç taşıdığını, bunun aksine stratejik ve mantıklı düşünme biçimlerinin zaman ilerledikçe toplum içinde öğrenildiğini söyleyen Bock, analitik düşünmeyi öğrenmenin gerçekten başarılı olma yolunda şart olduğunu vurguluyor. Bock’a göre adaylar için içlerindeki yaratıcı güce odaklanmak ve ardından stratejik becerileri bu güce adapte etmek çok önemli.

laszlo-bock

Laszlo Bock

Direnç ve sabır

Google Yönetim Kurulu’ndan Eric Schmidt, gerçekten başarılı öğrencileri kapasitesi olan diğer öğrencilerden ayırmanın en önemli yolunun bilgilerini ölçmek değil, uğraştıkları noktalarla ilgili gösterdikleri sabır ve dirence bakmak olduğunu söylüyor. Üniversite derecesi kişinin iş hayatında başarılı, sabırlı, sorunlar karşısında soğukkanlı ve problem çözümünde pratik olup olmadığına dair bir ipucu içermiyor.

Üniversitede becerilere odaklanmak kritik

Block üniversiteye gitmenin elbette çok önemli olduğunu vurgulasa da önemli bir başka noktaya dikkat çekiyor: “Çoğunluk üniversiteye giderken neyle karşılaşacağını, yapmak istedikleriyle okuyacağı bölümün örtüşüp örtüşmeyeceğini çok fazla düşünmüyor. Sürece değil de sonuca çok fazla odaklanılıyor” şeklinde konuşuyor. Bock’a göre üniversite eğitiminde uzmanlık kazanmaktan çok beceri kazanmak, farklı yetenekler edinmek çok daha önemli. Buna göre Google olarak işe alımlarda adayların uzmanlıklarından çok ne tür projelerde ve hangi rollerde görev aldıklarına ve staj süreçlerine baktıklarını ifade ediyor. Bock, “En son ne zaman birine üniversite derecen nedir ya da kaç ortalamayla mezun oldun diye sorduğumu hatırlamıyorum. Adayların üniversiteden uzman olarak değil de öğrenmeye hala devam eden, farklı yetenekleri olan, farklı deneyimlere hazır bireyler olarak mezun olması çok önemli” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Yazar: Çiğdem Çalık


Ege Üniversitesi’nin ardından Galatasaray Üniversitesi Radyo, Sinema, TV bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına reklam yazarlığıyla başladı. Dört yıllık reklam dünyası deneyiminden sonra çeşitli web sitelerinde kıdemli editör olarak çalıştı. 2015 yılında Kariyer.net’e içerik yöneticisi olarak katıldı. İK Blog, Kariyer Rehberi ve Kariyer Dergi için içerik üretiyor.

6 yorum yapıldı - “Google neden üniversite derecesini önemsemiyor?”

  1. Burak Gülen

    Mar 17. 2017

    neden çünkü bi kişi çok bilgili yeteneklidir ama ögrenciligi ders çalimayi sevmiyodur google da böyle bir yetenekleri kaybetmek istemez örnek vermek gerekirse facebook kurucusu mark zuckerberg

    Reply to this comment
  2. hanifi

    Mar 20. 2017

    Bence mantıklı , Yüksek derece alan öğrenciler genelde ezber kökenli öğrenciler olduğundan , sosyallik , EQ , sorun çözme , Ortak çalışma konularında Takılabiliyorlar.

    Reply to this comment
  3. Murat ERDOĞAN

    Mar 20. 2017

    Çiğdem hanım merhaba,
    Başarılı insan ve başarılı insana ulaşmak ile alakalı Türkiye gerçeklerini unutmamak lazım.
    Ülkemiz hala insan kaynağının olabilecek en ucuz kaynak haline getirilmeye çalışıldığı,sahip olduğu 4 milyon kişi üzerindeki sığınmacı nüfusunun,sigorta ödemeden daha az paraya adam çalıştırmak isteyen işgüzar işverenler tarafından sonuna kadar kullanıldığı,kalitesiz eğitimin 3.dünya ülkesi standartlarına yaklaştığı,her iki genç kişiden birinin işsiz olduğu,emeklilerinin hayatta kalmak için ikinci bir işte çalıştığı bir TÜRKİYE gerçeğidir,bunu neden yazıyorum bu yazının e posta adresime düşmesine vesile olan kariyer.net iş ilanlarına bakarmısınız hangi firma yazınızdaki standartlar üzerinden bu ülkede insana değer veriyor,o okulu bitir,şurada master yap hayatı boyunca bir tek yabancı müşteri göremeyecek adamdan tam aksanlı yabancı dil yanınada ikinci dil iste vs.vs.Kimsenin üniversite yıllarından başlayarak yetenek avcılığı yaptığını düşünmüyorum,yapanlar ise kendi duvarları içerisinde uğraşıp duruyor.

    Reply to this comment
  4. ilker

    Mar 21. 2017

    Merhabalar:

    Bu bahsedilen kişisel gelişim ile alakalı nitelikler ülkeden ülkeye değiştiğini hepimiz bilmekteyiz ve adil değerlendirme açısından unutmamak gerekir diye düşünüyorum.Google’ un olduğu ülkede sizi sistem A noktasından B noktasına zaten yetiştirerek taşımaktadır.Yani çekirdekten niteliklere göre eğitim ve Ülkenin ihtiyaçlarına ve değer verdiği ihtiyaç duyduğu ( orn: mühendislik , kalite) gibi alanlara nitelikli elemanlarını sistem yetiştirip getirmektedir. Yani tüm sorumluluk bireyin üzerine yıkılmamaktadır. Üniversiteler bir ticarethane değil tamamen özel sektör ile entegre olmuş haldedir. Örneğin Bir mühendis mezun olduktan sonra görmüş olduğu eğitim alıp uzmanlaştığı mühendislik bilimini tamamen uygulayarak bahsedilen beceri ve yetkinliklerini geliştirmektedir.Yani tek uğraşması gereken mezun olduktan sonra beceri ve yetkinliklerini geliştirmektir. İnsanın robot olmadığını farz edersek sadece İşin zorluklarına direnç ve sabır gösterilmesi gerektiğini tekrar hatırlamış oluruz.Malesef İnsan yerine para odaklı kazanma hırsı odaklı ülkelerde insanlar Dünya sağlık örgütününde bahsettiği gibi fiziksel ruhsal ve sosyal açıdan iyilik durumlarını kaybettikleri için bahsedilen becerileri , iş zorlugu haricindeki etik olmayan davranışların varlığı ile ruhsal durumunu kaybederek sabırını ,ve bir çok adaletsiz yaklaşımla azim ve geçimini sağladıktan sonra becerilerini geliştirme imkanını sağlayacak maddi imkanları sağlayamarak kaybetmektedir.Tüm faktörleri hiçe sayıp görmezden gelerek tüm sorumluluk ve kabahati bireyin üzerine yıkmak adil olmaz.Sonuç itibari ile Üniversite mezunları Ülkenin Nitelikli eleman ucuz hammadde kaynağı olarak adil kazanç ve gösterilen değer ile geçim sıkıntısını aştıktan sonra kendi kişisel gelişimi ve becerilerinin gelişimi için bir maddi kaynak ayırabilmek zorundadır.Ve bu becerilerin gerek duyduğu zihniyet ve sistemin oturtulduktan sonra ornegın sorumluluk la gerçek yetkinin verildikten sonra bu bahsedilen beceri ve sabırdan bahsedilebilir. Kazan -kazan ilişkisi kurulmalı , kendini geliştirdikçe becerilerin korkusuzca insana saygı çerçevesi içerisinde aktarılabilecek çalışma ortamları yaratılmalıdır.Bunun dışında oluşabilecek her türlü sıkıntıda iş zorluklarında beceri ve sabır direnç tabiki bireyin kendindedir. Özet ile yeni mezunların özel sektöre ve üniversitelerdeki almış olduğu uzmanlıkların entegrasyonu eğitimi tecrübe kazandırılması ,kendi haline bırakılmaması ve herşeyden önce değersiz görme pskolojik baskı , insana değerin olmayışı ile pasifize etmek yerine aktifleştirecek bir düzenin çalışma şartları ve ortamının yaratılması gerektiğini düşünüyorum.İşte gelişmiş ülkelerdeki başarının sırrı budur.Mühendis isen saygı yetki insana değer maddi manevi tüm gereksinimler insana verilmekte karşılıgında tabiki katkı sıkı çalışma beceri insanın doğasına kapasitesine uygun bir şekilde istenmektedir. Herşeyden önce kalite sistemlerini kopyala yapıştır şeklinden ziyade gerçekten anlamamız gerekmektedir. Bir kuştan yüzmesini beklemek ne kadar doğru ise özel sektörün ise üniversitelerden mezun olan uzmanların uzmanlıklarını rahatlıkla uygulayıp deneyimleyip tecrübe edinebilecekleri kendilerini ve aynı zamanda doğal olarak paralel olarak işletmeleri dolayısıyla ülkeyi geliştirebilecekleri mezun olduktan sonra başka işler veya çift işler yaptırılmayacağı bir anlayış sistemin kurulması gerekmektedir.Akışkanlar mekaniği gören bir uzman muhasebeden anlamayabilir.Bu başarı kriteride olamaz.saygılar iyi çalışmalar.

    Reply to this comment
  5. Sevim

    Mar 26. 2017

    Madem derece önemli kriter değil diyorsunuz: o zaman farklı yöntemlerde düşünün ve düşündürmeye fırsat verin.Bizde okuyalım iyi bir üniversiteden mezun olalım kalıbına inat.İyi bir iş için bir yarış atı gibi gözlüğü takılmış aynı pistte tek tipliliğe karşı duralım.Farklılıkları anlayabilen ve destek gören bir ortama girebileceğimize ikna edin.İş ilanlarınıza başvuru ile süreci biz başlatıyoruz ama yaratıcılığı sönük değerlendirme süreci ile fırsat tanımadan sonlandıran sizsiniz.

    Reply to this comment
  6. Acunay

    Nis 02. 2017

    Merhaba,

    Doğru noktalara değinilmiş çok güzel konuşulmuş, ancak ülkemizde maalesef durum bu değil. Gerçekçi olmak gerekirse neredeyse tüm hayatın bir üniversite sınavına indirgenmeye çalışıldığı ülkemizde teknik ve ara eleman yetiştirme konusunda sıkıntılar çıkıyor zira toplum kaynak yaparak dahi milyoner olunabileceğinden habersiz. Ülkemizde çok ciddi bir eğitim reformuna ve bu reformu uygulayabilecek sabırlı yöneticilere ihtiyaç var.

    Reply to this comment

Görüşlerinizi yazın