Ofiste ne hissediyoruz?

13

The YouGov ve Totaljobs tarafından gerçekleştirilen Ofiste Akıl Sağlığı Araştırması’nın sonuçları son derece çarpıcı. İş yerinde genellikle gizli yaşanan psikolojik sorunların ortaya çıkış nedenlerini ve etkilerini inceleyen araştırma, çalışanların bu konuda seslerini duyurmak amacını da taşıyor.

Soruları akademisyenler, psikologlar ve psikiyatristler tarafından hazırlanan, 1172’si işsiz olmak üzere 2057 kişinin katılımıyla İngiltere’de gerçekleştirilen Ofiste Akıl Sağlığı Araştırması kapsamındaki ankete katılan kişilerin isimleri ve çalıştıkları yerler gizli tutulmuş. Rapor, çalışanların ofiste ne hissettiğine ve işverenlerin bu konuda neler yapması gerektiğine odaklanıyor.

Araştırma bulgularına göre:

- İşsiz insanların yüzde 22′si işsiz olmanın ruh hallerini fazlasıyla olumsuz yönde etkilediğini söylüyor.

- İşsiz insanların yüzde 25’i gelecekte psikolojileri hakkında yöneticileriyle konuşmak istemeyeceklerini belirtiyor.

- Çalışanların yüzde 12’si en az bir kere olmak üzere daha önce çalıştıkları pozisyonun yarattığı stres nedeniyle işten ayrıldıklarını söylerken, yüzde 4’ü işten ayrılma nedeni olarak yöneticisinden hiç destek görmeyişini gösteriyor.

- Çalışanların yüzde 24’ü işsizlik nedeniyle yaşadıkları maddi sıkıntıların psikolojik sorunlara neden olduğunu söylerken, yüzde 21’i bu nedenle yaşadıkları duygusal çöküşü özellikle vurguluyor.

mental-2

İşverenler ne yapmalı?

Ruh sağlığı ile iş yaşamı arasındaki bağa dair daha çok bilgi sahibi olmak isteyen araştırmacılar, bu amaçla çalışanlara ofiste daha iyi hissetmek ve bu sorunları önlemek için işverenlerin bu konuda neler yapabileceğini de soruyor. Buna göre öne çıkan maddeler şöyle:

- Esnek çalışma saatleri

- Özel danışmanlık

- Sık molalar

- Ofis içinde sakin mola alanları

- Ofis dışında mola alanları

mental1

Çalışmanın amacı psikolojik rahatsızlığı olan veya daha önce psikolojik bir sorunla mücadele etmiş çalışanların seslerini duyurmalarına aracı olmak ve ofis ortamının iyileştirilmesinin yanı sıra yöneticilerin de empatik davrandığı ve destek olduğu bir çalışma ortamı sağlanması olarak ortaya çıkıyor. Veriler, İngiltere gibi sosyal şartları yüksek olan bir ülkede bile psikolojinin hala tabu olduğunu, çalışanların “rahatsız olarak etiketlenmekten” korktuklarını, kendilerini ifade etmek, yardım istemek noktasında çekindiklerini, yöneticilerin de empatik ve yardımcı olmada eksik kaldıklarını gösteriyor.

Kaynak: Totaljobs

YORUMLAR

  1. Arastirma nerde yapilmis acaba? Amerika mi Turkiye mi? yazilari paylasirken bunlari da cevirenin notu olarak eklerseniz daha aciklayici olabilir.

  2. Merhabalar :
    Türkiye’nin İLO sözleşmelerinin ancak yarısına taraf olabildiği bir ortamda , hatta çoğu işverenin bunlardan haberinin bile olmadığı ,en basitindan bunun içgüdüsel olarak öngöremediği ortamda En önemli Milli kaynaklarımızdan olan İNSAN KAYNAĞINI ve dolayısıyla TOPLUMUN huzurunu pskolojisini bozan bir süreç hızla ilerlemektedir. Tamamen para odaklı olunması İNSAN odaklı olmaması bir anlamda herkesin bindiği dalı kesmesi demektir.Bu uzun vadede hem maddi hem manevi kazanç yerine kayıpları artırmaktadır.İnsan haklarına saygı
    Yeterli yaşam şartları
    İnsanca çalışma koşulları
    İstihdam olanakları,
    Ekonomik güvence
    ayrımcılıgın olmadıgı bır ortamda çalışmak maksımum verimi ve gelişimi destekleyecegınin inancındayım. Ve Universitelerin boşuna kurulmuş olmayacagından ,sadece kultur ıcın okunmus olamayacagından , Daha çok bilime inanılması özel sektör ve kamu sektöründe bu nitelikli insanların dahada önünün açılması maddi kazanclarının gecım derdını karsıladıktan sonra bır kısmının kendılerını geliştirmek için kullanabilecekleri bir zihniyet ve ortam yaratılması Ülke için çok faydalı olacaktır..Sonuçta en ucuz kaynak kendi insan kaynağımızdır.Dışarıdan nitelikli eleman ithal edeceğmizi kendi insanımıza ve eğitimimize değer vermeliyiz.Teşekkür eder paylaştığım bu düşüncelerimin umarım bize ve ülkeye katkısı olur. Saygılarımla iyi çalışmalar.

  3. Çalışanların kendini mutlu hissedip işi severek ve eğlenerek yapması gerekir bu nedenle iş verenlerin sağlıklı stressiz insanları daha pozitif çalıştırıp güler yüzlü olmaları gerekir ama sahte gülücükler değil gerçek mutluluk gerekir teşekkürler.

  4. insan doğası ve yapısı geregiyle özgür bir varlıktır en iyi calisma koşulları dahi saglansa insan yinede belli bir zaman sonra calisma saatleri sabit olduğu için sureklilik insan pisikolojosini olumsuz yönde etkileyecektir kosullanmis zamana bagli her turlu çalışma ortami insan doğasına aykiri yani insan devamlı calisan bir sistemin parçası olamaz bu bir tür kolelikten farksiz eger insan oğlu dogal yasami terk etmis teknoloji ile sistemli bir hayata geçmiş ise daha özgür olmasi gerekmezmiydi peki neden bu haldeyiz? çünkü yanlis calisma politikası var teknolojiyi ve sistemli hayati sectiysek daha az nasıl calismaliyiz bunu saglamamiz gerekir diye düşünüyorum.

  5. Bıktım bu ofis çalışanlarının sıkıntılarından üç yıldır demir-çelik te piskolojimin ne halde olduğunu anlamayacak ölçüde çalışmaktayım yazar senin ofisde canın sıkılıyorsa biraz vardiyalı , tehlikeli ve ağır iş yapanlarin ölüm korkusunu araştır hayat kalitesini araştır ofisde piskolojimiz çok bozuluyor acaba ne zaman cam kenarı benim olucak kafasıyla dertler bitmez biraz kafanı şu ofisin dışına çıkar bak bakalım benim derdim ne insanların derdi ne, bana ne nasip olmuş bi başkasına ne nasip olmuş bi başkasının dertleri beni nekadar ilgilendirir burda bu işi yapıyorsam nekadar sorumluyum

  6. ISG açısından çok önemli bir çalışma. Ofis çalışanları ve işverenleri çak yakından ilgilendiren bir konu. Teşekkürler paylaştığınız için.

  7. Yönetmenin, kendini tatmin etmek olduğu ve gücün, dolayısıyla küstahlığın ayuka çıktığı işletmeler sadece anı kurtarır. ..

    6 saat çalışanlar 8 saat çalışanlardan daha verimli olmasına rağmen 12 15 saat çalıştırdıklarında işini yapan, yada yaptırdığını sanan ve mutlu olan yöneticilerdir… mutsuzluğumuz…

    Elinize sağlık güzel bir araştırma…

YORUM YAP

Please enter your name here
Please enter your comment!