Orta Kademe Yöneticilerin Görünürlük Dengesi

Sık sık konuştuğum orta kademe yöneticiler arasında, emeklerinin ve katkılarının yeterince görünür olmadığı hissine rastlıyorum. Bu deneyim kişiden kişiye ve kurumdan kuruma değişse de birçok profesyonelin kariyerinin farklı dönemlerinde benzer duygular yaşayabildiğini gözlemliyorum. 

Ben de General Electric (GE) Sağlık bölümündeki kariyerimin ilk yıllarında benzer hisler yaşamıştım. Yaptığım işi seviyor, iyi sonuçlar elde ediyor ve fırsat buldukça yöneticimle kariyerim üzerine konuşuyordum. Şirket kültürü ve içinde bulunduğum ortam elverdiği ölçüde takdir de görüyordum. Buna rağmen zaman zaman emeğimin ve katkımın tam olarak görünmediğini düşündüğüm dönemler oldu. 

Burada yaygın bir beklentiden de söz etmek gerekiyor. Hepimiz yaptığımız işin kalitesinin ve ortaya koyduğumuz sonucun bir noktada fark edileceğine inanmak isteriz. Ancak kariyer gelişimi her zaman yalnızca performansla şekillenmez. Organizasyonel ihtiyaçlar, zamanlama, şirket öncelikleri ve ilişkiler de sürecin önemli parçalarıdır. 

Böyle dönemlerde yaşadığımız durumu açıklamaya çalışırken farklı nedenlere odaklanabiliriz. Kimi zaman organizasyonel şartlar etkili olurken, kimi zaman da bizim geliştirebileceğimiz alanlar devreye girebilir. Kontrol edebildiğimiz noktalara odaklanmak ise yeni fırsatlar yaratmak açısından daha fazla hareket alanı sağlayabilir. 

Bazı profesyoneller katkılarının doğal olarak fark edileceğini düşünür. Ancak yapılan işin etkisini görünür kılmak ve doğru paydaşlarla paylaşmak kariyer gelişimine katkı sağlayabilir. Çünkü üretilen değerin görünür olması, değerin kendisi kadar önem taşıyabilir. 

Peki bu duyguyu yaşayan yöneticiler genellikle nasıl tepkiler veriyor?

  1. Daha fazla çalışma

Görünür olabilme umuduyla daha fazla zaman ve enerji harcamak, ek sorumluluklar üstlenmek veya iş yükünü artırmak sık görülen yaklaşımlardan biridir. Ancak daha fazla çalışmak her zaman daha görünür olmak anlamına gelmeyebilir. 

  1. Sessizleşmek

“Nasıl olsa fark edilmiyor” düşüncesiyle yapılan işlerin etkisini paylaşmaktan vazgeçmek, zamanla kişinin kendisini daha fazla geri plana çekmesine neden olabilir. 

  1. Katkıyı netleştirmemek

Yapılan işin sonuçlarını ölçmemek, etkilerini sayısal olarak ortaya koymamak veya “Zaten görüyorlardır” diye düşünmek, katkının yeterince anlaşılmasını zorlaştırabilir.

Peki ne yapılabilir?

Önce yazının başındaki hikâyeyi tamamlayayım. 

GE’deki kariyerimin dördüncü yılında, insan kaynakları iş ortağımız Sibel ile daha sık görüşmeye başladım. Son birkaç yılda hayata geçirdiğim projeleri, Orta Asya’daki çalışmalarımızı, beni motive eden alanları ve kariyerimde ilerlemek istediğim yönleri paylaştım. Zaman içinde aramızda güçlü bir güven ilişkisi oluştu. 

Bir süre sonra, dışarıya açılmadan değerlendirilen bir rol için bana bir fırsat ulaştı. Başvurdum ve kabul edildim. Böylece kariyerimde önemli bir dönüm noktası olan global ürün müdürlüğü görevine geçtim. Sonrasında bana çok şey öğreten ve farklı bakış açıları kazandıran birçok deneyim yaşadım. Geriye dönüp baktığımda, bu fırsata ulaşmamda yalnızca yaptığım işlerin değil, bunları doğru kişilerle paylaşabilmemin de etkili olduğunu düşünüyorum. 

Benzer bir durumda neler yapılabilir?

  1. Teslim ederken etkisini de anlatın

Bir işi teslim ederken yalnızca tamamlandığını belirtmek yerine, elde edilen sonuçları ve yarattığı etkiyi de paylaşın. Mümkünse bunu somut verilerle destekleyin. Gelir artışı, zaman tasarrufu, maliyet azalması veya müşteri memnuniyetindeki gelişmeler gibi çıktılar, yapılan işin daha net anlaşılmasını sağlar. 

  1. Etkinizi takip edin

Yıl boyunca katkılarınızı, başarılarınızı ve elde ettiğiniz sonuçları düzenli olarak kayıt altına alın. Bu alışkanlık hem günlük iletişiminizde hem de performans değerlendirme süreçlerinde size önemli bir destek sağlayacaktır. 

  1. İlişki ağınızı geliştirin

Yaptığınız çalışmaların ilgili paydaşlar tarafından doğru anlaşılmasını sağlayacak iletişim fırsatları yaratın. Farklı ekiplerle kurulan sağlıklı ilişkiler, çalışmalarınızın etkisinin daha geniş bir çerçevede görülmesine yardımcı olabilir. 

Burada bir noktanın altını çizmek istiyorum: 

Görünür olmak, kendini olduğundan büyük göstermek ya da sürekli öne çıkmaya çalışmak değildir. Görünür olmak, emeğinizi, katkınızı ve yarattığınız etkiyi doğru şekilde ifade edebilmektir. 

Kariyer yolculuğunda birçok faktör etkili olsa da, kişinin katkılarını somutlaştırması, iletişimini güçlendirmesi ve görünürlüğünü artıracak adımlar atması yeni fırsatlara ulaşmasına destek olabilir. Bazen küçük görünen bu adımlar, uzun vadede kariyerimizde düşündüğümüzden daha büyük farklar yaratabilir. 

Loading spinner
Bertay Fişekçi, 23 yıllık kurumsal hayatının ardından çalışan bağlılığı, kültür dönüşümü, orta kademe yöneticilerin beceri gelişimi alanlarına odaklanmıştır ve bu konularda şirketlere profesyonel destek vermektedir. İnsan odaklı organizasyonların daha da geliştirici, kârlı ve çekici olduğu inancıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Fişekçi; yüz yüze seminerler, online etkinler, podcast yayınlarıyla bilgilerini aktarmanın yanında; kişisel blogunda ve Kariyer.net bloglarında yayınlanan içerikleriyle de okuyucularla buluşmaktadır.
**İçeriklerimizle ilgili görüş ve önerilerinizi editor@kariyer.net adresinden bize iletebilirsiniz.