YKS tercih dönemi yaklaşırken üniversite kontenjanlarının belirlenme yönteminde yeni bir dönem başlıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kontenjan planlamasını geçmiş tercih eğilimlerinin ötesine taşıyarak doğrudan iş gücü piyasasının talepleri ve istihdam verileri doğrultusunda şekillendiriyor. Sürecin detayları, kontenjanı artan alanlar ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın konuya ilişkin değerlendirmeleri bu yazıda yer alıyor.
YÖK Kontenjan Sistemi Nasıl Değişti?
YÖK’ün yeni kontenjan planlama modeli; üniversite kontenjanlarını geçmiş tercih verileri yerine iş gücü piyasasının ihtiyaçları, stratejik sektörlerin talepleri ve mezunların istihdam oranlarına göre şekillendiren veriye dayalı bir sistemdir. Bu modelde üniversitelerin akademik kapasitesi, araştırma ve uygulama altyapısı ile sanayi odaları, ilgili bakanlıklar ve sektör temsilcilerinin görüşleri birlikte değerlendirilmektedir.
YÖK Başkanı Erol Özvar Yeni Kontenjan Modeli Hakkında Ne Dedi?
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimde kontenjan planlamasının artık yalnızca geçmiş yıllardaki öğrenci tercih eğilimleriyle sınırlı tutulmadığını belirtti. Özvar, yapılan yeni düzenlemeyle ilgili şu ifadelere yer verdi:
“Kararlarımızı geçici yönelimlere göre değil, veriye dayalı ve uzun vadeli bir anlayışla alıyoruz. Üniversite kontenjanları, yükseköğretim planlamamızda azami titizlik gösterdiğimiz alanlardan biri. Her bir program için ülkemizin kalkınma hedeflerini, iş gücü piyasasının dinamiklerini ve alanların ihtiyaçlarını birlikte değerlendiriyoruz.”
ayrıca mezun arzı ile istihdam arasındaki dengeyi güçlendirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Özvar, yürütülen çalışmalarda ilgili bakanlıklar, üniversiteler, meslek kuruluşları, sanayi ve ticaret odaları ile iş dünyasının temsilcilerinin görüşlerinden aktif olarak yararlanıldığını dile getirdi.
Yeni Kontenjan Planlamasında Hangi Bölümler Öne Çıkıyor?
YÖK verilerine göre, özellikle bilişim, teknoloji, dijital dönüşüm ve üretim odaklı alanlarda belirgin kontenjan artışları yapılmıştır. adayların tercih listelerini oluştururken dikkate alabileceği temel artış oranları şunlardır:
- Siber Güvenlik: En yüksek kapasite artışı siber güvenlik alanında gerçekleşmiştir. Bu alandaki eğitim kapasitesi yaklaşık 16 kat büyüyerek yüzde 1.520 oranında artırılmıştır.
- Bilişim Teknolojileri (Ön Lisans): Ön lisans düzeyindeki bilişim teknolojileri programlarının kontenjanlarında yaklaşık yüzde 48 artış sağlanmıştır.
- Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları (OSB-MYO): Sektörle iç içe eğitim sunan OSB-MYO kontenjanları yaklaşık yüzde 41 oranında yükseltilmiştir.
- Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri (Lisans): Yazılım, yapay zeka ve veri bilimi alanlarındaki yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla lisans düzeyindeki bilişim kontenjanları son üç yılda yaklaşık yüzde 31 artırılmıştır.
- Spor Bilimleri ile Sanat ve Tasarım Fakülteleri: Özel yetenek sınavıyla öğrenci kabul eden programların kontenjanları genelde yüzde 11 artarken; spor bilimlerinde yüzde 34, sanat ve tasarım fakültelerinde ise son dört yılda yaklaşık yüzde 16 oranında artış yapılmıştır.
- Tıp ve Ziraat Fakülteleri: Stratejik alanlarda dengeli bir planlama gözetilerek tıp fakültelerinde yüzde 2,8, ziraat ve hayvancılık alanlarında ise yüzde 1,6 oranında sınırlı artış uygulanmıştır.
Hangi alanlarda Kontenjan Azaltımına Gidildi?
Mezun arzının yüksek olduğu ve istihdam dengesinin kurulmasında güçlük yaşanan bazı alanlarda kontenjanlar düşürülmüştür. Bu düzenlemenin temel amacı; eğitim kalitesini yükseltmek, sınıf mevcutlarını dengeli hale getirmek ve yetişmiş insan kaynağı kaybının önüne geçmektir.
Örneğin, Beslenme ve Diyetetik programının kontenjanı yüzde 42 oranında düşürülerek 6 bin 922’den 4 bin 24’e indirilmiştir. Eczacılık programlarında ise yüzde 24’lük bir azaltım yapılarak kontenjan 4 bin 512’den 3 bin 416 seviyesine çekilmiştir. Bazı mühendislik ve lisans programlarında da niteliği artırma odaklı benzer düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.
YKS Tercih Listesi Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmesi Önerilir?
Yeni kontenjan yapısı ve YÖK’ün sunduğu veriler göz önüne alındığında, tercih aşamasındaki adayların şu adımları izlemesi yararlı olacaktır:
- İstihdam Odaklı Bölümlerin İncelenmesi: Kontenjanı artan ve sektörle doğrudan iş birliği bulunan programların mezuniyet sonrası iş imkanları analiz edilebilir.
- Uygulamalı Eğitim Olanaklarının Değerlendirilmesi: Özellikle meslek yüksekokullarında ve sanayi bölgesindeki kampüslerde yer alan işletmede eğitim modelleri araştırılabilir.
- Sadece Geçmiş Taban Puanlarına Odaklanılmaması: Kontenjanı değişen bölümlerde başarı sıralamalarının ve taban puanların dalgalanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
- Geleceğin Yetkinliklerine Yönelim: Bilişim, yapay zeka ve siber güvenlik gibi dönüşen alanlardaki lisans ve ön lisans fırsatları tercih listesinde değerlendirilebilir.
Üniversite kontenjanlarında gerçekleşen bu dönüşüm, tercih döneminde sadece geçmiş puanları değil, geleceğin iş imkanlarını da hesaba katmayı gerekli kılmaktadır. YÖK’ün veriye dayalı yeni modeli ve Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıklamaları doğrultusunda adaylar, istihdam potansiyeli yüksek alanlara yönelme imkanı bulmaktadır.
*Bu içerikte yer alan bilgiler, YÖK’ün resmi açıklamaları ve kamuoyuna sunulan güncel veriler doğrultusunda bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Üniversite kontenjanları, başvuru koşulları, alan sınırlamaları ve sınav/tercih takvimleri YÖK ile ÖSYM tarafından güncellenebilir. Tercih sürecinde en güncel mevzuatın, ÖSYM tarafından yayımlanan resmi YKS Tercih Kılavuzu’nun ve yetkili kurum duyurularının dikkate alınması önemle tavsiye edilir.








