Liderlikte En Tehlikeli Tuzak: Sınır Koyamamak

Bir toplantıda ekibinizden bir arkadaş incir çekirdeğini bile doldurmayacak bir konuda şikayet etmeye mi başladı? Veya grup WhatsApp sohbetinde yanıt vermenizi gerektirecek yorumlar mı yapıyor? Onun yaklaşımını zaman zaman zorlayıcı veya sınırları zorlayan bir davranış olarak mı değerlendiriyorsunuz? Zihninizde diğer insanları yargılayan “Yargıç” hiç susmuyor mu? Yalnız değilsiniz.

Duruma biraz daha detaylı bakalım. Bu arkadaşımız zaman zaman duygusal tepkiler veriyor, hedeflerini tutturamadığında yeterince desteklenmediğini düşünüyor, yaşadığı bazı deneyimleri “şirket bana değer vermiyor” algısını destekleyecek şekilde yorumluyor ve bu yaklaşımıyla ekipteki diğer arkadaşlarını da olumsuz etkileyebiliyor. Siz de ekip yöneticisi olarak “sert çıkmanın” sakıncalarını düşünerek durumu alttan alıyor, empati yapmaya çalışıyor olabilirsiniz. Ancak yalnızca karşı tarafın bakış açısına odaklandığınızda çözümden uzaklaştığınızı hissedebilirsiniz.

Burada kötü hissetmeniz normal. Kendi iç sesiniz ve çeşitli düşünce kalıplarınızın etkisi altındayken, karşınızda da kendi iç dinamikleriyle gelen ve ekip dinamiklerini zorlayabilen bir çalışan olabilir. O anda tepkinizi düzenleyebilmek, öfkeye kapılmamak ve durumu sakin şekilde değerlendirebilmek kolay değildir. İşte liderlik tam da bunu gerektirir.

İş Nereye Varabilir?

Bu durumun, o anda öngöremeyeceğiniz farklı olumsuz sonuçlara evrilme ihtimali de vardır.

Toksik yaklaşım ekibe yayılıyor. Bir kişinin sürekli olumsuz ve şikayet odaklı yaklaşımı uygun şekilde ele alınmadığında, diğer ekip üyeleri de bu davranışı normalleştirmeye başlayabilir. Böylece ekip içinde olumsuz bir hava oluşabilir. Özellikle belirsizlik dönemlerinde çalışanlar farklı yorumlar geliştirebilir; iletişim eksikliği de zaman zaman olumsuz varsayımların oluşmasına zemin hazırlayabilir.</p>

Yönetici olarak siz duygusal tükeniş yaşıyorsunuz. Toplantılarda bu davranışlar arttıkça sizin de kendinizi yıpranmış hissetmeniz mümkündür. Bu durum zamanla özel hayatınızı, iç huzurunuzu ve uyku kalitenizi etkileyebilir.

Ekibin size güveni ve saygısı zedeleniyor. Zorlayıcı durumlarda net bir yönlendirme yapılmadığında ekip üyeleri yöneticilerinden bekledikleri liderlik ve rehberlik konusunda soru işaretleri yaşayabilir. Bu durum orta vadede ekip bağlılığını da olumsuz etkileyebilir.

Siz toplantıda itirazlarını yüksek sesle dile getiren çalışanınıza nasıl yanıt vereceğinizi düşündüğünüzde, farkında olmadan bireysel çalışan deneyiminin detaylarına fazlasıyla odaklanabilirsiniz. Oysa bu alan çoğu zaman oldukça kişisel ve öznel bir alandır. Bu durum, yöneticinin daha geniş bir perspektiften bakma ve stratejik değerlendirme yapma kapasitesini de sınırlayabilir.

Ne Yapabilirsiniz?

  • Büyük Resmi Çerçevele

Bir uygulama üzerinden şirketin ona değer vermediğini düşündüğünü ifade eden ve “beni görün” mesajı veren çalışanımıza sadece o konu üzerinden değil, daha geniş bir perspektiften yaklaşabiliriz. Konuyu daha büyük resimde değerlendirdiğimizde, çalışanın kurumla ilişkisini oluşturan farklı boyutlar da görünür hale gelir. Zaman içinde bu ilişkideki alma-verme dengesini çalışan kendi bakış açısıyla değerlendirecek ve gerekiyorsa farklı tercihler yapacaktır. Yönetici olarak sizin rolünüz, bu dengeyi daha kapsamlı ve sistemsel bir şekilde görebilmesine yardımcı olmaktır.

  • Net Sınır Çiz

Yönetici olarak tepki görmekten veya çalışanı kırmaktan kaçınmanız, zaman zaman sizi aşırı empati göstermeye yönlendirebilir. Bu da herkesi memnun etmeye yönelik eğiliminizi daha fazla tetikleyebilir. Böyle durumlarda örneğin, “Dilersen bu konuyu ayrı bir bire bir toplantıda konuşalım, sonrasında uygun gördüğümüz noktaları ekiple de paylaşalım” diyebilirsiniz. Sınır koymak yalnızca sizi değil, karşı tarafı da koruyan bir liderlik davranışıdır.

  • Öfke ve Anlık Tepkiden Uzak Dur

Bu tür anlarda öfkeniz yükselebilir veya durumu anlamlandırmakta zorlanabilirsiniz. Böyle zamanlarda en doğru şeylerden biri sakin kalmak ve kısa bir duraklamak. Çalışanı etiketlemeden, kurumla ilişkisini sizden farklı bir noktadan değerlendirebileceğini kabul ederek çözüm üretmeye çalışabilirsiniz. Böylece olumsuz etiketlerin iletişime yansıtabileceği etkilerden de uzak durmuş olursunuz.

Böyle bir durum yaşadınız mı, siz nasıl çözdünüz?

Loading spinner
Bertay Fişekçi, 23 yıllık kurumsal hayatının ardından çalışan bağlılığı, kültür dönüşümü, orta kademe yöneticilerin beceri gelişimi alanlarına odaklanmıştır ve bu konularda şirketlere profesyonel destek vermektedir. İnsan odaklı organizasyonların daha da geliştirici, kârlı ve çekici olduğu inancıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Fişekçi; yüz yüze seminerler, online etkinler, podcast yayınlarıyla bilgilerini aktarmanın yanında; kişisel blogunda ve Kariyer.net bloglarında yayınlanan içerikleriyle de okuyucularla buluşmaktadır.
**İçeriklerimizle ilgili görüş ve önerilerinizi editor@kariyer.net adresinden bize iletebilirsiniz.