Pandemi süreciyle İK’da değişen yönetim anlayışı

0

Kısa zamanda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19; insanları, şirketleri, pazarları ve tüm değer zincirlerini etkisi altına aldı. Salgın sürecinden en fazla etkilenen alanlardan biri olan insan kaynaklarında ise şimdi yönetsel değişim zamanı.

Bireyler bir yandan koronavirüse yakalanmadan hayatta kalmaya çabalarken; şirketler de işlerini, çalışanlarını ve müşterilerini korumaya çabalıyor, işlerinin sürekliliğini sağlayacak tedbirleri almaya çalışıyor. Bu süreçte hükümetler bir yandan nakit problemi yaşayan sektörlere destek verirken, şirketler de iş gücü piyasasındaki esnek çalışma modellerine yoğun olarak yönelmiş durumda. Evden/uzaktan çalışma, telafi çalışması, kısa çalışma, ücretli/ücretsiz izin uygulamaları en çok başvurulan yöntemler olarak görülüyor.

Burada esas üzerinde durulması gereken konulardan birinin de mevcut salgının karantina altındaki çalışanların psikolojisi ve performansı üzerine nasıl etki ettiğinin gözlenmesi olmalıdır. İş sürekliliği ve kriz yönetimi için çeşitli planları olan şirketlerde, bu planlamaların yetersizliği görülmektedir. İnsan kaynakları birimlerinin bu konularda rol üstlenmeleri kriz sonrası normalizasyonun erken sağlanmasında önemli bir faktör olacaktır.

Bu karmaşık ve hiç karşılaşılmadık krizi yönetirken şirketinizin süreçlerini sorunsuz işletmek, karar mekanizmalarını çalıştırmaya devam ettirmek, çalışanlarınızı motive tutmak, kaybı minimize etmek ve sonrasında yükselişi gerçekleştirmek kritik önem arz ediyor. Organizasyonunuzun krize ve kriz sonrası yükselişe hazırlanabilmesi için şu 4 başlığa dikkat etmeniz gerekiyor:

Çevik organizasyon yapısı

Kriz durumlarında alınan kararları etkin uygulayabilen ve gerektiğinde inisiyatif alabilecek çevik organizasyonel yapılara ihtiyaç vardır. Maliyetleri doğru planlamak adına organizasyonun sağlıklı büyüklükte olması rekabeti farklılaştıran bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Kriz dönemini avantajlı atlatabilmek adına satış ekiplerinin etkinliği (yapı, hedef ve satış sistemleri) ve alternatif pazara giriş yöntemleri rekabeti farklılaştırmaktadır.

Kararlı liderler

Kriz dönemlerinin etkin yönetilmesi ve sonrasında başarılı yükselişin yakalanması için her zamankinden daha fazla etkili olan liderlik özelliklerine ihtiyaç vardır. Bu dönemde kararlı ve güçlü liderler çalışanlarına güven verirken, organizasyonu belirli bir amaca odaklayan, çevik hareket edebilen ve en önemlisi de “Önce insan” bakış açısına sahip olan liderler, yükseliş için çalışanlarını motive edebilir ve kriz sonrası çıkışı yakalayabilirler.

Yetkin insan kaynağı

Özellikle uzaktan çalışmanın zorunlu hale geldiği bu dönemde teknolojik yeterlilik, çalışanların işlerini yürütebilmeleri adına hayati önem taşımaktadır. Çalışanların psikolojik sağlamlığı, çevik hareket edebilmesi, hızlı adapte olabilmesi ve gelişim odağını koruyabilmesi hem çalışanların hem de şirketin performansını etkilemektedir.

Performans ve ödüllendirme

Şirket performansını arttıracak kırılma noktalarını hedeflemek ve bu kırılma noktalarındaki başarıları ödüllendirmek, organizasyonu amaca yöneltmek için oldukça önem taşıyor. Kriz sonrası ivmeyi arttırmak adına proje bazlı sistemler uygulanabilir. Özellikle salgın gibi sosyoekonomik durumları etkileyen konularda şirketlerin çalışanlarını destekleyici ve teşvik edici uygulama, aktivite, baz ücret ve izinlerin yönetimiyle ilgili alacağı bazı aksiyonlar çalışanlar üzerinde pozitif bir etki bırakacaktır.

Konuk Yazar: Burak Türkyılmaz / İnsan Kaynakları & İdari İşler ve IT Müdürü