Yönetici olsaydın ilk neyi değiştirirdin?

38

Çalışanların yöneticilerini değerlendirmeleri son yıllarda çok tercih edilen bir İnsan Kaynakları çalışması. TINYhr şirketi 2015 yılında yaptığı bir araştırmada bu durumu bir adım yukarıya taşıyor ve çalışanlara “Yönetici olsaydınız ilk neyi değiştirirdiniz?” diye soruyor. Elbette en acımasız ve ilginç cevapların başında ise “Herkesi kovarım” geliyor.

TINYhr’ın yönetici ve çalışan ilişkisi üzerine yapılan araştırmaları arasında son derece ilgi çeken, “Yönetici olsan ne yapardın?” çalışması, çalışanların öncelikle agresif yapılarını öne çıkarmış diye yorumlanabilir. “İletişimi ve maaşları arttırırım” diyen pozitif çalışanların yüzdesi, “Yanımda oturanı anında kovarım” diyen çalışanların arasında oldukça alt seviyelerde kalıyor.

Yöneticinle ilgili ilk neyi değiştirirdin? yazımızı okumayı unutmayın.

Herkesi kovarım (%16)

patron

O kadar da değil tabii ama bu arkadaşın aklına ilk gelenin hemen meslektaşını kovmak olması düşündürücü.

Hemen bir şirket kuralları listesi belirlerim (%11)

calisan

Hemen işe koyulmak ve şirketini geliştirmek isteyenler 2. sırada.

İletişimi geliştiririm (%11)

calisanlar

İşyerinde açık ve samimi bir iletişim olmalı diyenlerin oranı da oldukça yüksek.

Maaşları arttırırım (%10)

aziz parks para

Herkese benden yüksek maaş diyenler <3

Çalışma saatlerini esnetirim (%9)

rahatcalisan

Harıl harıl çalışacağımıza “Az ama öz çalışalım” diyen çalışanlar da bulunuyor.

Araştırma sonuçları iletişim eksikliğinin harika bir örneğini ortaya çıkarıyor. Çoğunluk işyerinde meslektaşı ile anlaşamıyorsa onu kovmayı, yöneticisini sevmiyorsa emekli olmasını diliyor. Yöneticiler  için ofis içi iletişimi artırmanın önemini bir kez daha gösteriyor.

 

Önceki İçerik10.Reklamcılık ve Pazarlama Günleri
Sonraki İçerikİş görüşmelerinin yarattığı stres
Yazar Hakkında
Çiğdem Çalık
Ege Üniversitesi’nin ardından Galatasaray Üniversitesi Radyo, Sinema, TV bölümünden mezun oldu. Meslek hayatına reklam yazarlığıyla başladı. Dört yıllık reklam dünyası deneyiminden sonra çeşitli web sitelerinde kıdemli editör olarak çalıştı. 2015 yılında Kariyer.net’e içerik yöneticisi olarak katıldı. İK Blog, Kariyer Rehberi ve Kariyer Dergi için içerik üretiyor.

YORUMLAR

  1. Isyerinin duzenini degistirirdim calisan kisi ayni ortamda calismakdan sıkılır degisik bir hava katmak icin onegin parkerlerin rengini duvarin rengini oturma sekillerini masanin degisik bir hava katar emin olur calisanlar iki kat daha fazla calismaya baslarlar

  2. Emekliliği gelmiş işe yaramayan çalışanları kovarım.
    Emekliği gelmiş işe yarayan çalışanları danışman yapar yerine genç ve dinamik çalışan alırım. Danışmanları da kademeli olarak 2 sene içerisinde kovarım.
    Çalışma saatlerini esnetirim. Sabah 8 akşam 6 çalışma düzenine son verir home office çalışmasını getiririm. Çok çalışmak değil verimli çalışmak önemli.

  3. Öncelikle, şirketin hangi konuda ne iş yapıyor ise öne göre çalışan istihdam eder, işe yaramayanları işten çıkarırım. Çalışan personelin her birini kendi alanlarında, görevlerinde yetkilendirmek sureti ile kendisi ile alakası olmayan işlere burnunu sokmasını engellerim. Personellerin kendi alanlarını ile ilgili yeni ve bilmedikleri konu hakkında araştırma yapmalarını ister, eksikleri var ise kurs, eğitim almalarını sağlarım. Hafta da 45 saatten fazla çalışma yapmamalarını sağlar, peryodik olarak sürekli şirket bünyesinde organizasyonlar, geziler düzenlenmesini sağlarım ki çalışanların motivasyonunun artması için. Mümkün olduğunca personelin kendi alanları ile ilgili fuarlara katılmalarını, fuarlara giderek bilim,teknoloji,malzeme konularında yenilikleri takip etmelerini sağlarım. Çalışanların tüm sosyal haklarını (SGK,AGİ, YILLIK İZİN, VS.) olması gerektiği şekliyle (GEREÇEK MAAŞ ÜZERİNDEN) yaparım. Şirkette ARGE bölümü oluşturur, sürekli tasarım yapmalarını, yeni şeyler üretmelerini sağlarım. Şirketin benim değil hepimizin şirketi düşünce ve duygusu içerisinde olmalarını sağlarım. Şirket personelinin maaşını piyasa göre değil, yaşadığımız ülkenin şartlarına göre ayarlarım. Şirket personelini şirketime ait lojmanlarda oturturum, kira ödettirmem. Tüm bunları yaptığınızda diğer şirketler ve patronlardan farklı olduğunuzu anlayan çalışanlarınız sizi asla yarı yolda bırakmaz! Şirketiniz hem kurumsal hem elit bir şirket olur. Başka şirketlerin 10tl ye satamadıklarını siz 50tl ye satarsınız! Ne yaparsanız yapın kaliteli olur. Şirketiniz kazanır, siz kazandıkça çalışanınız da kazanır herkes mutlu olur! Çalışanınız sizi gördüğünde saygı duruşunda duran ancak arkanızı döndüğünüzde size küfreden değil, çalışanınızın sizi hem seven hem saygı duyan bir şirket patronu olmak önemli!!!
    İyi bir yönetici her işi iyi yapan değil işini iyi yapanları bir araya getirendir!!! Zaten bunun içinde yöneticinin işini iyi bilmesi gerek ki işini iyi yapanları bilsin,anlasın, bulsun!!!

  4. Yönetici olsaydım işe kendimi değiştirmekle başlardım çalışanlarıma hem bir yönetici hem iyi bir iş arkadaşı olmak isterdim kişiler arası ve birimler arası rekabeti ortadan kaldırmak isterdim çalışanı sadece bir çalışan olarak değil ekip arkadaşı olarak görmek isterdim çalışanları işten soğutmak yerine onları işe bağlamanın yollarını aramak isterdim.çalışanlar arasındaki rekabeti önlemek isterdim(çünkü herkes birbirinin ayağını kaydırmak için uğraşıyor)ama maalesef bunlar Türkiye için geçerli yaklaşımlar değil algidan yoksun insanlariz insanlardaki bu ego tatmin etme ve hırs olduğu surece ne patronlar değişir nede çalışanlar. İnsanlarda farkındalık yok öğrenme yok güzellikleri görme yok.

  5. İlk olarak,hemen şirket kuralları listemi belirler,çalışanlarla iyi bir iletişim içine girerdim.Çalışanlarımla iletişim kurarken sanki onlardan biriymişim gibi hissettirir çalışanlarımın rahat ve verimli çalışmasını sağlar motivasyonlarını kuracağım iletişimle yükseltirdim.Maaş konusuna gelince, standart ve piyasaya göre üç aşağı beş yukarı aynı maaşı verir,başarı ve verimlilikleri dahilinde maaşlarını artırırdım.Buda aralarındaki çalışma rekabetini dahada arttırıp daha verimli ve faydalı sonuçlar almamı sağlar.Kesinlikle iyi at kendi yemini kendi arttırır altın kuralıyla hareket ederdim.

  6. Bana verilen görev konusuna göre , öncelikle durum analizi yapar ve eksiklikleri tespit ederdim. Eksiklikleri önem sırasına koyar ve en kısa sürede eksiklikleri giderirdim. Bugüne kadar edinmiş olduğum bilgi ve deneyimlerle firmam için en iyisi ne olur ona karar verir ve kararımı mutlaka uygulardım. Belli bir dönem sonunda başarı durumumu gözden geçirir ve aynı şekilde yoluma devam ederdim.

  7. Hiç bişey yapmazdım aynen devam :) işçilere daha yakın olurdum onların sorunlarını dinler muabbet eder şakalalırdım kısacası iletişimimi çok sağlam bağlarla kurardım. ben kamu yönetimi son sınıf öğrencisiyim 3 yıl kadar iş tecrübem var fakat 1 haftadır işsizim :) mobbing uygulandı ve istifa etmek zorunda kaldım bazı arkadaşlar sgk, agi,yıllık izin vs.YE sosyal hak yazmış ayrıca asgari ücretin üstünde ücret alanların sgk ya reel ücretten belirtirim demiş zaten bunları böyle yapman gerekiyo bunlar sosyal hak değildir.ayrıca çalışanların maaşlarını asgari ücretten göstermek suçtur. İŞVEREN DEMEZ Kİ İŞÇİ OLMADAN BU İŞLER YÜRÜMEZ DİYE ! Bn bu açıdan düşünüyorum ve empati kuruyorum işveren işçiye işçi işverene her daim muhtaçtır önemli olan karşındakiyle olan iletişim

  8. Yönetici olsaydım öncelikle şirket içi iletişimi ve çalışanlar arasındaki bağı güçlendirmek için sosyal etkinlikler düzenler ve gerçek bir insan kaynakları elemanı çalıştırıp şirketin pozitif bir çalışma ortamı sunmasını sağlardım Bu gün dünyanın en büyük şirketleri şirket içi ilişkilerindeki başarısı sayesinde hem kendini hem de personelini bu başarıyla geliştirmiş ve her şirkette olan iyi çalışma ortamı , zam gibi beklentileri karşılamıştır, önemli olan çalışan ve ya yönetici olmak değil ilişkideki başarıdır

  9. Yöneticilik;Yönetmek öncelikli olarak swot analizini çok iyi yapabilmeyi koşulları özelliklede çalışanların kazandıkları geliri neyi yaparken neden vazgeçebileceğini sürekli inavasyon sağlamayı bu arada şirket sahibi veya ortakların beklentileri bunları uygulıyamıyorsun vizyonun veya yetkinliğin yoksa insiyatif sahibi değilsen ancak düzeni tutundurmaya ayrıcalıklıysan vazgeçilememe sebelerin varsa ve farkındalık sağlıyabiliyorsam hiçbir aksaklığa göz yummam ve herne yapıyorsam sonuçta herkesin (çalışanlar dahil)tamam oldu denen ne varsa değişimini ekibimle yapardık.

  10. Yönetici olsaydım….

    İlk önce işe alımlardaki kriterleri değiştirir Eğitimin yanında personellerin beceri ve özel yeteneklerini keşfedecek uygulamalar ile personel alınmasını sağlardım.Birlikte çalıştığım personele yeterinde değerli olduğunu hissettirir aile olduğumuzu aşılardım.Ayrıca hakettikleri ücreti vermenin yanında kişisel beceri ve sosyal alanlarda olumlu yönde etikleyecek aktiviteler düzenler hayat boyu öğrenme ve gelişim konularında teşvik ederdim.En önemlisi eğitimlerine katkı sağlamayı çooookk isterdim.

  11. Üniversite mezunu olmayanı yönetici yapmam, yaşı 50 den yukarı olanı yönetici yapmam, işten anlamayanı yönetici yapmam, herhangi bir sanattan anlamayanı yönetici yapmam, süreç yönetemeyen, sadece sonuca odaklanmış kişiyi yönetici yapmam

  12. Kendim içinde bulunmadığım sosyal faaliyetler düzenlerdim. Önemli olan çalışanların benimle değil kendi aralarında iyi iletişim kurabilmesi. Bu sayede iş yerine severek ve isteyerek gelmelerini sağlardım. Ayda bir şirket içi olumlu olumsuz durumları isimsiz olarak yazıp yönetime iletmelerini sağlardım. Çalışanla çalışmayanın hakkı bir olmaması için belirli ödüller verirdim (ikramıye-takdir-tatil-vs.).

  13. Ürerim artışı için vardiyalara haftalık ödül koyardım emin olun makinalar üretimde %35-40 artar hem calısan memnun kalırdı hem iş veren…daha az fire(telef) daha az duruş düşünsene işletme 24 saat kesintisiz calışıyor işci memnun patron memnun yöneticilere bişi yokk :) )

  14. yönetici olsaydım, öncelikle bir değişiklik yapmadan önce çalışma arkadaşlarımı tanır, yaptıkları işlemleri takip eder, verimlerini ve moralli çalışmalarını sağlayacakları ortam ve imkanları belirlerdim. iş yükü fazla olan ancak aynı işi yapabilecek ama iş yükü az personele paylaşım yaratır dengesizliği ve olası aksaklarıönleme yolunda giderdim, bunun ile ilgili olarak yaptığım takip ve inceleme sonucu genel toplantı yapar karşı fikirleri alarak birlikte çözüm sağlardım. ondan sonra saygı ve belli mesafeleri aşmamak kaydı ile çalışan memnuniyetine öncelik verirdim ki, çalışan memnun bende memnun olurum.

  15. Ben bir şirket sahibi olsaydım;

    *Öncelikle herkesin görev tanımlarını anlamalarını ve iş yükümlülüklerinin bilincine varmasını sağlardım.

    *Daha sonra iş arkadaşlarının görev tanımlarını ve iş yükümlülüklerini bilmelerini sağlardım.

    Bunun sebebi görev tanımının sınırlarının çizilmemesi ve zaman içerisinde işten kaçmaya çalışmak ve ya işi başkalarına yüklemeye çalışmak gibi durumlarla karşılaşmayalım.

    Eğer bir iş yerinde herkes yapacağı işi biliyor ve hakkettiği ücreti alıyorsa o işletmede değişecek bir şey yok demektir.

    Sadece insanların bilinçlenmesi ve karşısındaki insanı sevmese de saygı duymak zorunda olduğunu bilmesi tüm sorunların çözümüdür.

  16. Yöneticileri kimin iyi kimin kötü örnek aldığını ise birtakım davranışlardan yola çıkarak anlayabiliriz. Çünkü iyi yönetici ve liderlik için bazı olmazsa olmaz özellikler var: Güvenilirlik, zeka, adil olmak, iyi iletişim ve karar vermede hızlı olmak gibi. İlk bakılması gereken nokta ise örnek alan çalışanların bu özellikleri ne kadar uygulayıp uygulamadıkları gerçeği. Örnek aldığımız kişilerin hangi özelliklerine sonuna kadar inanıp hareket ettiğimiz yöneticilik niteliğimizle ilgili fikirler veriyor.

  17. yönetici olsaydım eğer çalışma saatlerini değiştirirdim egolu bütün herkesi egolarıyla birlikte kapı dışarı ederdim ve önemli olanın üniversite diploması olmadığını çok daha yetenekli insanların diplomayla bir tutulmaması gerektiğini düşünerek işe alırdım.bide hani şu deneyim olayı varya sen iş verme o vermesin bu insanlar nerden deneyim edinecek.maaşları ivedilikle düzenler Avrupa şartlarında maaş almalıarını sağlar,şirkette taşeron işçi çalıştırmadım şuanda Türkiye’nin en büyük kurumsal firmalarında 15. yy sömürgeciliği yapılıyor çalışanlara kadın erkek eşitliğinden bahsedip taşeron işçiyi dışlıyor.söyleyeceklerim bukadar sağlıcakla kalın

  18. ceo olsam önce çalışma sıkıntıları varsa bi şekilde sıkıntıyı bulur ona göre yaptırım uygularım sıkıntıları hallettikçe şirket içi öncelikleri belirleyip kendime özgü çalıştırma stilimi ortaya koyar ona göre ilerletirdim :) )

  19. iş yerini baştan sonra yıkıp kendime göre dizayn ederdim ürünleri kendime göre düzenlerdim ekip çalışmasını orada görmek isterdim

  20. yönetici olsaydım eğer:
    ilk olarak kurumda çalışanlarla aramdaki iletişim problemlerini ortadan kaldırırdım. Daha sonra iş yeri çalışanlarıma motivasyon ve uyum çalışmaları sağlardım.
    İletişim olmadan üretim olmaz dimi ama!!
    gerektiği yerde o taşın altına elimi koyar birlikten kuvvet doğar düşüncesiyle çalışırdım. Çünkü resmi yapan işçiler sergileyense benimdir. Zeki ve kafası çalışan hiçbir yönetici resmi ben yaptım dememelidir. Dediği an kayıplar başlar ve tek başına kalınır. Bu sebeple resme uygun bir konu ve çerçeve belirlemek yöneticinin elindedir.

  21. sıkı çalışmak personeli bezzdirmekten ziyade onlarla ortak kararlar alıp aynı fikirde çalışmak isterdim şirket sistemleri veya mağza sistemleri bunun için elverişli sonuçta benim oraya gelmemi sağlıyanlar benim iş arkadşalrım onlarla ortak yönde hareket ederdim ..

  22. personel muamelesini üst seviyede tutardım ki bir iş yerini işveren için ayakta tutan kişilerdir bence.Ön yargıyı kaldırır iş başvurusu için gelenlerle bizzat ben ilgilenir ve en az 1 hafta ücretli deneme süresi verirdim.Deneyimli vasıflı olayını kaldırırdım çünkü bu bir saçmalık>>>>!!!!!

  23. Öncelikle herkesin konumuna göre hareket etmesini sağlar,çok fazla takip ederdim.Dünkü temizlik görevlisi ya da çaycı ortada yönetici gibi dolaşmasına izin vermezdim.Kendime göre dizayn eder,doğru çalışma ortamı sunardım.

  24. Şuan ki düzeni değiştirirdim. Fakiri daha çok fakir yapmak yerine zengini daha zengin yapmak yerine fakire hayatını daha rahat geçindirme şansı verirdim. Sokaklarda insan bırakmaz, otobüslerde asgari ücret ile çalışanın daha fazla yol parası vermesine engel olurdum. Zengin mükemmel bir hayat yaşıyorsa bu her insanın hakkı diye düşünür ona göre bir hayat düzenlerdim. İş bekleyen tüm öğrencilere iş sahası sağlardım. Umutları yeşertir köşeye atmazdım… Bir gün olursam bu dünyada herkesin rahatça yaşamasını sağlardım.

  25. Muhtemelen üst kademede yer alan tüm yöneticileri kovardım.
    Bir adama aylık 150bin lira para ödeyen aptal şirketler, o işin yürümesi için çalışan adama bin lira ödemeye üşeniyor, neden? 150 bin lira alan adamların mantaltesi yüzünden. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın! diyen zihniyet.
    Bir de, ben bilmiyorum diyebilen meraklı insanlarla çalışmak… neymiş; bu memlekette ben bilmyorum demeyeceksin! dersen işini kaybediyorsun veya …. Bilmediğini itiraf edemeyen, araştırmak istemeyen vs vs.. aynı nokta; bana dokunmayan yılan bin yaşasın zihniyeti, ben eleğimi duvara asayım da… anlayan alamıştır ne demek istediğimi ;) Ben yönetici olsam! Kimse de beni yönetici yapacak cesaret yok! Koltuk sevdası böyle olsa gerek…

  26. gereksiz prosedürleri hemen kaldırırım,mail trafiğini en aza indirip zaman yönetimini sahada nakit artırıcı hala getirirdim.şirketteki kurumsallaşma adı altında çalışan gereksiz departman ve yöneticilerini hemen işten çıkarttırdım.gizli işsizliği tamamen ortadan kaldırırdım.raf reyon yönetimi nihai satıcı eğitimi şirketin tüm enerjisini nakte hizmetedecek halagetirirdim

  27. Üst düzey yönetici olma fırsatım olsaydı

    işi esas üretenle üst düzey yönetici arasındaki ücret farkı makasını daraltır.Çalışanların sorumlulukları derecesine göre insanca yaşam ücreti ödenmesini sağlardım. Üretimdeki safralarıda kesin olarak atardım.

  28. Yönetici olsaydım,
    Çalışma saatlerinde esnetmeye gitmezdim. 8 saat çalışma en ideal çalışma tabi bunların içinde yemek ve çay araları da dahil.
    Her yıl düzenli olarak şirketin karına bakmaksızın çalışanlarıma zam yapardım.
    3 ayda bir de çalışanlarıma özel birlik ve beraberlik yemeği verirdim.
    Çalışanlarımı birebir denetlerdim. Bu sayede mesai sırasında kimse kaytarmaz. Kaytaranı tespit ettiğimde ise direk işten çıkarmam ihtarını verirdim,daha sonra aynı şekilde devam ederse işten çıkarırdım.

  29. Yönetici olsaydım;
    Emekçilere yansıttığım enerji tek ilkem olurdu. Onlara yansıtılan onlarında yansıtmasına neden olur. Samimi gülmek,samimi güldürür. Bunları da sadece önümüzdeki işe değil; eşitliğe ve anlayışa çalışarak sağlayabiliriz. Koltuk döner fakat oluşturduğunuz sistemi emekçiler ayakta tutar.

  30. Yönetici olsaydım; öncelikle dedikodu yapılmasına izin vermezdim, yapanları cezalandırırdım. Çünkü insanlar bir yerlere gelebilmek için ya da kendilerini daha iyi daha üstün göstermek için başkalarını çok kolay harcayabiliyorlar. Söylenen bir sözü yapılan bir davranışı çok farklı boyutlara taşıyıp, o davranışı yapan kişinin bile aklına gelmediği bir şekilde sunabiliyorlar. Dedikoduyu engellemenin yolunun da eşitlik ilkesinden geçtiğini düşünüyorum. Herkesin eşit olduğunu, aynı zamanda herkesin değerli olduğunu belirtmek ve böyle davranmak gerek, bunun yanı sıra sadece yaptığı işle değil kişiliğiyle de örnek olan çalışanların ödüllendirilmesi de bu tarzdaki olumsuz davranışların önüne geçecektir diye düşünüyorum. Dedikodusu yapılan kişiye değil, dedikoduyu yapan kişiye kötü gözle bakılmalı bence. Şirket içinde yaşanan huzursuzlukların ve stresin en büyük sebebinin dedikodu olduğunu düşünüyorum. Çünkü insanlar bir şirkete, çalışmak istediği için başvuruyor, hiç bir iş bir insanı dedikodu kadar yıpratamaz üzemez. Önce karakter, önce ahlak, önce SAYGI diyorum ben. Son iki işimden ayrılmamın sebebidir bunlar. Yeni bir iş görüşmesinde ‘neden ayrıldınız’ sorusuna nasıl cevap vereceğimi bilemiyorum şahsen. Çalışmış olduğum şirket hakkında olumsuz konuşmak da istemiyorum. Çünkü konuşursam onlardan bir farkım kalmayacağını düşünüyorum. Durum böyle olunca da iş görüşmesinde istikrarsız gibi görünmeniz kaçınılmaz oluyor. İş görüşmelerindeki neden ayrıldınız sorusunun da kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Kalıplaşmış sorulardan, klasik bakış açısından vazgeçip önümüze bakmalıyız artık, bir insanın sahip olduğu tecrübe tabii ki çok önemli fakat o işi yapabileceğine inanması ve o işi yapma isteği, kendini geliştirme isteği çok daha önemlidir.

  31. Ben yönetici olsamda olmasam da o işyerine yeni alacağım elemanı işe alıştırmak için kırk takla atarım. şöyle ki, ülkemizde ofis ve plaza çalışanlarından başka sektörler de var örneğin sanayii, yıllardır sanayi elemanı olarak çalışıyorum. hangi iş yerine başlasam aynı şey yeni işe başlayan elemanın iş yerine kabul edilmemesi bu çok acıklı. bunun ana nedeni sanayii çalışanlarının eğitimsiz ve kültür yoksunu olmaları diye düşünüyorum. sanayii çalışanlarının çoğunluğu 1990-2000 arası istanbul’ a göç etmiş ailelerin bireyleri. öncelikle işçilik kavramı insana saygı ve neden büyük şehirleri işgal ediyoruz bilincini aşılamak gerekli bu işçi arkadaşlara, çok kızıyorum.
    yönetici olsaydım, bunun farkındalığını silsile yoluyla elemanlarıma izah ederdim.
    saygılar..

  32. ben olsam maaşları artırır ve onlara esnek ama öz çalışabilecekleri sıkıntı stres yapıp hata yapmayacakları bir işyeri oluşturmak isterdim

YORUM YAP

Please enter your name here
Please enter your comment!