Çalıştıkları organizasyonda gelişen, geliştiklerini izleyen ve takip eden, gelişimlerini terfi ve daha iyi imkanlar gibi fırsatlara dönüştürebilen çalışanlar daha bağlı olurlar ve daha iyi performans gösterirler. Peki, bunu sağlamanın yolları neler?

Her çalışan zamanla gelişir, tecrübe kazandıkça “tecrübeli” çalışan haline gelir… Burada kastettiğim ortalamanın üzerinde gelişim göstermek, işini her gün bir önceki güne daha iyi yapabilmek ve bir sonraki görev için becerilerini geliştirmektir.

Bir ekip lideri veya iş sahibi olarak çalışanlarınızın gelişimini desteklemek için şu 6 öneriye göz atmanızda fayda var:

Çok çalışana ve becerikli olana yüklenmeyin

Bir işi, gerekirse gecesini gündüzüne katacak ve iyi performans gösterecek bir çalışana delege etmek ve bu tercihi sürekli hale getirerek çalışanı nefes alamayacağı noktada bırakmak iyi bir ekip liderliği değildir. Şirketlerimizde bu durumda olan çok sayıda çalışanımız var. “Yeni Verimlilik Sistemi” adını verdiğim yeni eğitimim içinde uygun şekilde “Hayır” diyebilme yollarına bakıyoruz ve eğer bir çalışan aynı işten saatlerinin çok üzerinde bir taleple karşılaşırsa, neler yapabileceğini konuşuyoruz.

Verdiğiniz işi beceren, süratli ve dikkatli çalışanınız ile onun iş yükü hakkında konuşmayı unutmayın. Eğer onun iş yükünün sınıra yaklaştığını ondan da duyarsanız, artık “kolay” olacağını düşünerek ona ek iş vermeyi bırakın. Ekibinizde bu işi öğrenecek, biraz daha uzun zaman alsa da yapabilecek farklı bir çalışanınızı bu delegasyon sürecine katmayı deneyin. Böylece hem ilk çalışanınıza bir yedekleme yapmış olursunuz hem de ikinci çalışanınızın gelişimini desteklemiş olursunuz.

Kötü performansa teslim olmayın

Bir çalışanınız bir işi yavaş ve olması gerekenin çok altında bir kalitede yaptığında, bunun alışkanlık haline gelmesine izin vermeyin. Bazı çalışanlar bu yolla kendi “iş” yüklerini daha düşük düzeyde tutabileceklerini düşünürler ve türlü mazeretler üretebilirler. Çalışanlarınızı hesap verebilir kıldığınızda bu sorunu yaşamazsınız. Mevcut iş çalışanın temel görevi ise  belli bir zamandır da uğraşılmasına rağmen performans artmıyorsa yardımcı olabilirsiniz. Bu şekilde onun gelişimini de desteklemiş olursunuz.

Mentorluk verin

Yavaş giden ve yeteri kalitede olmayan iş yapıldığında o çalışanınıza mentorluk verebilirsiniz. Mentorluk sürecinde bilgi ve becerinizi aktarabilir, kontrol yapabilir, örnekler gösterebilir, çalışanınızın performansını arttırabilirsiniz. Mentorluk işin yapılmasını göstermek, alternatifler önermek, yönlendirmek ve yakın kontrol noktaları oluşturmak gibi eylemleri de içerir ve işe yeni başlamış, yoğun öğrenme sürecinde olan çalışanlarınız için uygun yaklaşım olabilir.

Koçluk aldırın

Çalışanlarınızın gelişimi için onlara koçluk aldırabilirsiniz. Koçluk sürecinde koç öneride bulunmaz, yönlendirmez, tavsiye vermez, bilgiçlik taslamaz, öğretmez; fakat danışanın hedefini ve o hedefe nasıl ulaşacağını belirlemesinde yardımcı olur. Bunu da tam anda kalarak, açık geliştirici sorular sorarak ve danışanın potansiyelini ve farklı düşüncelerini teşvik ederek gerçekleştirir. Çalışanın doğrudan müdüründen veya insan kaynakları profesyonelinden koçluk alması çoğu zaman rol çatışması yüzünden başarıya ulaşmamaktadır. Koçluk hizmeti gelişim ihtiyacı içindeki ekip üyelerine verilebilir. Ayrıca tüm ekiple grup koçluğu da uygulanabilir. ICF onaylı bir koç olarak tecrübem ve gördüklerim bu yolun çok faydalı olabileceğini gösteriyor.

Kişisel gelişimi destekleyin

Çalışanınızın gelişim ihtiyacı sadece işteki rolü ile ilgili değil, tüm hayatı ile ilgilidir. Çalışanın hem öğrenmesi hem kendini iyi hissetmesi hem de buna bağlı iş – özel hayat dengesini daha iyi kurabilmesi için kişisel gelişim desteği verebilirsiniz. Bunun için eğitimler aldırabilir, şirket içinde çeşitli hobi grupları, kitap kulüpleri, topluluğa karşı konuşma kulübü kurulmasına vesile olabilir, şirketinize dışarıdan konuşmacı çağırabilirsiniz. Kendi yaptığınız kişisel gelişim adımlarını ekibiniz ile paylaşabilir, grup halinde yapılabilecek eylemler için bir araya gelebilirsiniz.

Çalışanınızın ağını genişletin

Çalışanınızın gelişim vizyonunu bilmek çok önemlidir. Şu anki rolünden bağımsız olmak üzere, hangi yönde ilerlemek istiyor, nasıl bir kariyer planlaması yapıyor, bunu açıkça konuşunuz. Böylece hangi alanlarda gelişmek istediğini bilir, ona göre ona destek olabilirsiniz. Örneğin; şu anda satış ekibinde olan ve ileride pazarlama alanında çalışmak isteyen bir çalışanınızı şirketin pazarlama direktörü ile tanıştırabilir, onun farklı beceriler kazanmasına destek olabilirsiniz.

Ülkemizde çok yanlış bir biçimde “Farklı eğitimler alsın da gitsin, olur mu” gibi bir sığ yaklaşım bulunuyor. Kimse kimseye mecbur değildir. İçinde bulunduğumuz ortamda şirketlerin iyi çalışanlara ihtiyacı, çalışanların şirketlere ihtiyacından daha büyüktür. Çalışanlarınızın gelişimini desteklediğinizde bağlı ve iyi performansla çalışırlar, gitmeleri gerektiğinde onları yine destekleyebilirsiniz. Bu değişim kaçınılmazdır, pasif direniş ile durdurmak mümkün değildir. Siz geliştiren bir şirket olun, sizin şirketinize çok becerikli çalışanlar sürekli gelmek isteyecek, içerideki çalışanlarınız da yeni gelişimler ile yeni rollere gidebilecekler.

Çalışanlar geliştikleri yerde kalırlar ve oraya tutkularını yansıtırlar.

Konuk Yazar: Bertay Fişekçi / Çalışan Bağlılığı Uzmanı & Profesyonel Koç

Yazara ait diğer yazıları okumak için buraya tıklayabilirsiniz!