Adayın kurumla kurduğu ilişki, işe başladığı gün değil, işe alım sürecindeki ilk temasla şekillenmeye başlıyor.
İlk telefon görüşmesinden mülakata, görüşme sonrasındaki iletişimden ilk iş gününe kadar yaşanan her temas, adayın kurum hakkında edindiği deneyimin bir parçasına dönüşüyor. Bu deneyim, zamanla çalışanın kuruma, yöneticisine ve işine dair algısının da temelini oluşturuyor.
Bu nedenle işe alım süreci; aday deneyiminden çalışan deneyimine, kurum kültüründen işveren markasına uzanan çok daha geniş bir hikayeyi barındırıyor.
İlk izlenim sandığımızdan daha uzun yaşıyor
Mülakat bittiğinde sürecin tamamlandığını düşünsek de aslında hikâye tam o anda başlıyor. İlk telefon görüşmesi, karşılanma şekli, bekleme sırasında hissedilen özen… Bunlar küçük ayrıntılar gibi dursa da adayın ve sonrasında çalışanın kurumla kurduğu ilişkide bu deneyimlerin oldukça önemli bir yeri vardır.
Bir çalışanın, nasıl karşılandığı ve ilk gün hissettiği atmosfer, kurumla kuracağı ilişkinin başlangıcını oluşturur.
İlk izlenimler, günlük çalışma deneyiminin önemli parçalarına dönüşür.
Kültür, söylenmeden de görünür
Kurum kültürü üzerine çok konuşuyoruz; değerler yazıyor, manifestolar hazırlıyor, duvarlara ilham veren cümleler asıyoruz. Bunların hepsi kültürü tarif etmenin bir yolu. Ancak kurum kültürü yalnızca yazılı değerlerle değil, günlük çalışma hayatındaki davranışlarla da kendini gösteriyor.
Bir çalışanın toplantıda sözünün kesilip kesilmediğinde, hata yaptığında nasıl karşılandığında, yoğun bir günün sonunda yöneticisinin kurduğu tek bir cümlede… Kültür çoğu zaman tam da burada görünür hale geliyor.
Bu yüzden liderlik, işveren markasının en önemli parçalarından biri.
İşveren markası içeride başlar
İşveren markası, kurumun dışarıya açılan yüzünden çok daha fazlasıdır ve çalışan deneyimiyle doğrudan ilişkilidir. Adaylar, kurum hakkında bilgi edinirken yalnızca şirketin kendi iletişim kanallarına değil, çalışan deneyimlerine ve çevrelerinden edindikleri bilgilere de başvurur. Bu nedenle işveren markası, titizlikle inşa edilmesi gereken çok katmanlı bir yapıdır.
Çünkü her şeyin ardından günün sonunda geriye tek bir soru kalır.
Bir çalışan kurumdan ayrıldığında yanında ne götürüyor?
Sadece bir deneyim belgesi mi yoksa yıllar boyunca mutlulukla anlatacağı bir çalışma hikâyesi mi?







