İşkolik bir yöneticiyle nasıl çalışılır?

6

Çalışmaktan yorulmayan, gecesi gündüzü iş olan, tabiri caizse işkolik olan bir yöneticiniz varsa ve yöneticinize ayak uydurmakta zorlanıyorsanız ancak “işten kaytaran” biri olarak da görünmek istemiyorsanız ne yapmanız gerekiyor? İşte işkolik bir yönetici ile çalışmanın yolları.

iskolikyonetici333

Sürekli iş düşünen, evinden ziyade iş yerinde vakit geçiren, ne hafta sonu ne de yıllık izin bilen yöneticilerle iş dünyasının en çok karşılaşılan durumlarından biri… İşkolik yöneticilerle çalışan pek çok çalışan  sürekli mesaiye kalma, yoğun çalışma, gece geç saatlerde bile maillere cevap vermek zorunda olma ve kendine- özel hayatına yeterli vakit ayıramama gibi sorunlardan şikayet eder. Ancak günün sonunda işlerini kaybetme korkusu nedeniyle çoğunlukla sıkıntılarını dile getiremez. Peki bu sıkıntıları yaşayan çalışanların ne yapması gerekiyor?

İşte işkolik bir yöneticiye sahip olanların yapması gerekenler:

Yöneticinizin bakış açısını göz önünde bulundurun

Gecesi gündüzü iş olan bir yöneticiyle çalışıyorsanız, yöneticiniz sizden de aynı şekilde çalışmanızı bekliyorsa ve bu durum artık sizi her yönüyle etkiliyorsa öncelikli olarak kendinizi yöneticinizin yerine koyun. Yöneticiniz hakkında peşin hükümde bulunmadan önce onun perspektifinden bakarak konuları değerlendirin. Yöneticinizin konumunda her şey nasıl gözüküyor? Yöneticiniz ne tür baskılara göğüs geriyor? Yürüttüğü projelerin ve çalışmaların teslim tarihleri ne kadar gerçekçi? Yöneticinizin işle ilgili öncelikleri neler? Bu sorulara cevap bulduğunuzda yöneticinizi duygusal olarak değil mantığınızla değerlendirmiş olursunuz.

Probleminizin ne olduğunu tespit edin

İşinizde sizi neyin huzursuz ve rahatsız ettiğini bulun. İşinizin ne kadar çok olduğu mu, yöneticinizin sizden beklediği işlerin sürekli çok acil olması mı, yöneticinizin gerçeklikten uzak olan mükemmeliyetçi beklentisi mi? Probleminiz her ne ise onu bulun ve kendi çalışma tercihinizi, prensiplerinizi belirleyin. Yöneticinizde suçu aramadan önce kendi hatalarınızı göz önünde bulundurun. Yöneticinize şikayetlerle gitmeniz sizin açınızdan olumsuz sonuçlanabilir. Bunun yerine yöneticinizin kapısını, sizi işinizde daha mutlu kılacak yaratıcı iş fikirleriyle, iş yöntemleriyle çalın. İşinizle ilgili kafa yormanızın ve yaratıcı fikirler bulmanızın yöneticiniz tarafından saygıyla karşılanacağını ve dikkate alınacağını unutmayın.

Yöneticinizle konuşun

Yöneticiyle konuşmak genellikle çalışanlar için kolay olmaz. Hele ki konu işle ilgili sıkıntılar ve beklentiler ise birçok çalışan için bu konuyu konuşmak imkansıza yakındır. Hemen hemen tüm çalışanlar yöneticileri tarafından yanlış yorumlanmaktan, tembel ya da “işten kaçıyormuş” gibi algılanmaktan korkar. Bu nedenle konuşma yaparken sakin kalmaya ve konuşmanızın içeriğinin çözüm odaklı olmasına gayret edin. Bu konuşmadaki amacınızın sınırlarınızı belirlemek ve başarılı bir şekilde çalışmanız ve verimli olmanız için uygun şartları oluşturmak olduğunu unutmayın.

Eğer probleminiz;

-Geç saatlerde sizden maillerine cevap bekliyorsa

Yöneticiniz gece geç saatlerde bile mail atıyor ve sizden maillerine cevap bekliyorsa durumdan şikayet ettiğinizi belli eden bir tavır takınmak ve “Bana geceleri mail atmayın” demek yerine, geç saatlerde mailleri kontrol etmenin sabah erken kalkamamanıza ve işe dinç gelmemenize sebep olduğunu söyleyebilirsiniz. Kendisinden acil durumlar için telefonunuza mesaj atmasını isteyebilir ve bu şekilde işten kaytarmadığınızı ancak sizin de bir çalışma yönteminizin ve özel hayatınızın olduğunu yöneticinize düzgün bir biçimde ifade edebilirsiniz.

-İş yoğunluğundan şikayet ediyorsanız

İşlerinizin yoğunluğu sizi sürekli olarak daha fazla çalışmaya ve mesaiye kalmaya itiyorsa bu duruma önceliklerinizi belirleyerek çözüm bulabilirsiniz. Bu nedenle öncelikli olarak yöneticinizle birlikte yapacağınız haftalık toplantılar organize edin ve bu toplantılarda hangi işlerin öncelikli olduğunu hangilerinin ikincil olduğunu belirleyin. Yöneticinize günlük rutin işlerinizi ve öncelikli olan işlerinizi anlatın ve programınızın yoğunluğunu ona gösterin. Böylelikle yöneticiniz neleri yapabileceğinizi neleri yapamayacağınızı görmüş olur.

Yapın

-Olaylara sadece kendi çerçevenizden değil, yöneticinizin perspektifinden bakarak iş süreçlerini anlamaya ve duygusal kararlar vermemeye çalışın.

-Daha verimli çalışabilmeniz ve başarılı olabilmeniz için tercih ettiğiniz çalışma biçimini yöneticinizle konuşun.

Yapmayın

-Sürekli şikayet etmeyin. Sürekli şikayet etmek yöneticinizin gözünden düşmenize neden olur. Sızlanmak yerine çalışma tercihinizi belirtin.

-Yöneticinizin üzerinizdeki baskıdan haberi olduğunu ve bilerek sizi strese sürüklediğini düşünmeyin. Programınızda nelerin olduğunu ve ne kadar çok çalıştığınızı yöneticinizin bilmesini sağlayın.

Önceki İçerikYeni mezun bilgisayar mühendislerine 8 öneri
Sonraki İçerikSevgili yeni mezun, işte bunu sana kimse söylemedi
Yazar Hakkında
Mehlika Akgün
Marmara Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde lisans, Gazetecilik Bölümü’nde de yüksek lisans eğitimini tamamladı. Meslek hayatına Cumhuriyet Gazetesi’nde muhabir olarak başladı. Fransa’daki L'association Labomedia’da medya üzerine çalışmalar yaptıktan sonra Marketing Türkiye dergisinde web editörü olarak çalıştı. 2016 yılında Kariyer.net’e içerik yöneticisi olarak katılan Mehlika Akgün, İK Blog, Kariyer Rehberi ve Kariyer Dergi için içerik üretiyor.

YORUMLAR

  1. Mehlika Hanım Merhabalar,
    Yazınız için çok teşekkür ederim fakat deyinmek istediğim birkaç husus vardı;

    Çalışan kaynaklı olmayan sıkıntılar için önermelerimiz nedense hep sorunun kaynağına inmeden hatta çözmekten ziyade geçiştirmeye yönelik,
    Empati diye addedilen kavramdan işverenler maalesef muaf tutulmakta,
    İyi niyetli çalışanın kovulmaya dayalı her daim mahkûm psikolojisi ve çalışma şartlarının sınırının nasıl iyileştirilebilir konusunun gündeme getirilememesi bir olgu,
    Bu bağlamda değişimin doğru olmayan yerden değil de doğru olan yerden beklenilmesi ile sağlıklı ve uzun soluklu bir sonuca ulaşılabileceğini düşünüyor musunuz?
    Selamlar
    Ersin

  2. Mehlika Hanım merhabalar,
    Yazınız ve tavsiyeleriniz teorik olarak çok doğru ve yerinde olsa da bu önerileri yerine getirecek çalışanı maalesef bulamayacaksınız çünkü performans sisteminin işlemediği, en kurumsal şirketlerde bile maalesef kimse yöneticisine bana akşam mail atarsanız sabah kalkmakta zorlanıyorum diyemez, diyen şuursuzu da o gün kapının önüne koyarlar… Özel sektörde performansınızın iyi olması için gece 3’de gelen maillere anında dönmeniz gerekiyor ne yazdığınız ikinci planda… İşkolik bir yöneticiyle çalışmaktan sıkıntı da duymayacaksınız çünkü zaten siz de bir işkolik olarak şartlanmışsınızdır. haftalık toplantıları talep edemezsiniz çünkü haftalık toplantı yapacak zamanınız yoktur ancak mailleşerek haberleşirsiniz…

    Selamlar,
    Revza

  3. İşkolik yöneticiler günü kurtarmada başarılıdırlar. Ancak ekip kurmak konusunda beceriksizdirler. Takım oyununu bilmezler. Tecrübesizliklerinden dolayı tüm işleri yüklenmeye kalkarlar. Tüm gün koşarlar ancak sağlam temeller üzerinden yürüyemezler. İşkoliktirler çünkü dağınıktırlar. Doğru planlama ve zaman yönetimi yapamazlar. Becerikli bir yöneticinin 1 saatte yaptığı işin 1 hafta da bitiremezler. Sürekli sorunları erteledikleri için sorunlar büyür ve daha çok çalışmak zorunda kalırlar. Egoları ve hırsları ile insanları kırarlar ve kimse onlarla uzun süre çalışmaz çalışır gibi görünür. Bence işkoliklere bu gerçeklerden bahsetsek daha iyi olur. İyi bir orkestra şefi olmayı öğrenmeliler.

  4. ben çalıştım yemek yemiyorsun tuvalete gideceğim diye izin alıyorsun çay almazsın engel izin alsan mesai başı aylar boyunca trip yiyorsun eğer namaz kılıyorsan vaktinde kılıp gelemiyorsun kemiklerin ağrıyor içler acısı durum allah yardımcısı olsun öyle çalışanların.

  5. Merhaba,

    işkolik bir yönetici ile çalışıyor olmak oldukça yıpratıcı bir süreç. Çalışanların özel hayatları olduğu ve kendilerine ayırmaları gereken zaman dilimleri olduğu unutuluyor bir takım yöneticiler tarafından. Dışarıdan kurumsal olarak görünen , çalışma saatlerinin 8:30 – 18:00 olduğu, fakat gerçekte çalışma temposunun 7 gün 24 saat olduğu bir şirkette çalışanların mutlu olması beklenemez. Uzun vadede şirkete büyük zararlar verir. Normalde mesai bitimi olan 18:00’de çıkınca büyük tepkiler aldığınız bir yerde psikolojik olarak da yıpranma sürecine girersiniz. Eve sadece duş alıp biraz uyumak için gittiğinizde ve bu sürekli tekrarlandığında gerçekten sinirlerinizi kontrol edemez duruma geliyorsunuz. Gece 23:30’da nereye gidiyorsun diyen bir direktör hayal edin..( mesai ücreti de verilmiyor) bu yönetici ile görüşüp, çalışma biçiminizi bildirmenizin bir manası kalmıyor. Tüm hayatı iş olan işkolik yöneticilerin çalışanların hayatlarına saygı duymaları, aile ve arkadaşlar ile geçirilen sosyalleşme zamanlarına müdahale etmemeleri gerekiyor. Aksi takdirde çalışanlar için iş yerine gitmek cehenneme gitmek gibi oluyor, motivasyon, yaratıcılık, verimlilik düşüyor.

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here