Yolculuk Deneyimi Çalışanların İş Kararlarını Şekillendiriyor

Kariyer.net ve Volt Lines iş birliğiyle hayata geçirilen “Yolculuk Raporu”, çalışanların işe gidiş-geliş deneyiminin yalnızca bir ulaşım süreci olmadığını; verimlilikten çalışan bağlılığına, iş tercihlerinden yaşam kalitesine kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor. 

Yılda ortalama 1.9 milyon kişinin yeni işine yerleşmesine doğrudan katkı sağlayan Kariyer.net, Volt Lines ile birlikte gerçekleştirdiği “Yolculuk Raporu” araştırmasının sonuçlarını paylaştı. 1.914 kişinin katılımıyla Nisan ayında gerçekleştirilen araştırma, işe gidiş-geliş deneyiminin çalışanların günlük hayatı ve iş kararları üzerindeki etkilerini çok boyutlu olarak ele alıyor. 

Araştırmaya göre, çalışanların yaklaşık %75’i uzun yolculuk süreleri nedeniyle iş değiştirmeyi veya taşınmayı değerlendirdiğini belirtiyor. Bu bulgu, yolculuk deneyiminin iş gücü hareketliliğini doğrudan etkileyen bir faktör haline geldiğini ortaya koyuyor. 

Yaklaşık 3 çalışandan 1’i, güne tükenmiş başlıyor 

Araştırma, çalışanların önemli bir bölümünün güne işe başlamadan tükenmiş hissettiğini gösteriyor. Katılımcıların yaklaşık üçte biri yolculuk nedeniyle işe başlamadan önce yorgunluk yaşadığını ifade ediyor.

Bununla birlikte yolculuk süresinin yalnızca uzunluğu değil, öngörülebilirliği de deneyim açısından kritik bir rol oynuyor. Katılımcıların %54’ü yolculuk sürelerinin büyük ölçüde sabit olduğunu belirtirken, her 5 çalışandan 1’i için yolculuk süreleri değişkenlik gösteriyor. Bu durum yolculuk deneyimini daha zorlayıcı hale getiriyor. 

İş tercihinde belirleyici güç: Yolculuk 

Yolculuk deneyiminin etkileri günlük memnuniyetin ötesine geçiyor. Araştırmaya göre çalışanların yaklaşık %90’ı iş tekliflerini değerlendirirken ulaşım süresini önemli bir kriter olarak görüyor. Ayrıca çalışanların %36’sı uzun yolculuk gerektiren iş fırsatlarını doğrudan eleme eğiliminde. 

Çalışanların önceliği: Daha az yolculuk 

Araştırma, çalışanların beklentilerinin yolculuk deneyimini iyileştirmekten çok bu deneyimin sıklığını azaltmaya yönelik olduğunu ortaya koyuyor. Esnek çalışma saatleri ve daha az ofise gidilen çalışma modelleri, öncelikli beklentiler arasında yer alıyor. Dolayısıyla çalışanların önceliği daha az yolculuk yapmak yönünde oldu.

Araştırmaya katılanlar, bu konuda en öncelikli beklentisinin haftada 4 gün çalışma/sıkıştırılmış çalışma haftası olduğunu belirtti. Diğer yandan ikinci sırada esnek mesai başlangıcı saatleri yer aldı. Bu iki maddeyi ise yolculuk maliyetinin tamamen karşılanması takip etti. 

Esneklik sınırlı: Hibrit çalışanların nerdeyse yarısı 4 gün ofiste 

Şirketlerin mevcut planlamalarına bakıldığında ise hibrit çalışma düzeni çalışanların beklediği esneklik ile bire bir örtüşmüyor. Hibrit çalışanların yaklaşık yarısı haftanın 4 günü ofise gittiğini belirtiyor. %22’si haftada 3 gün ofise gittiğini, %15’i 2 gün iş yerinde çalıştığını ifade ediyor. Geri kalan bölüm ise haftada 1 gün ofise gidiyor. 

Yolculuk, zamanın ötesinde bir maliyet yaratıyor 

Araştırma sonuçları, yolculuğun çalışanlar için yalnızca zaman kaybı olmadığını gösteriyor. Aynı zamanda önemli bir enerji ve maliyet unsuru olduğunu ortaya koyuyor. Nerdeyse her 3 çalışandan 1’i, aylık ulaşım maliyetini aylık market alışverişi ile eşdeğer görüyor. Aynı oranda kişi ulaşıma ayırdığı bütçe ile restoranda bir yemek yiyebileceğini belirtiyor. Ayrıca katılımcıların %20’si bir hafta sonu tatili maliyetini ulaşıma harcadığını ifade ediyor. 

‘’Yolculuk, çalışan deneyiminin göz ardı edilemeyecek bir parçası’’ 

Kariyer.net CMO’su Ezgi Kargan, Yolculuk Raporu’nu değerlendirirken şu ifadeleri kullandı:
“Araştırmamız, yolculuğun yalnızca bireysel bir deneyim değil; çalışanların verimliliğinden bağlılığına, iş tercihinden organizasyonların yetenek yönetimine kadar uzanan geniş bir etki alanı yarattığını ortaya koyuyor. Yolculuk artık çalışan deneyiminin göz ardı edilemeyecek bir parçası. Bu nedenle yolculuğu yeniden düşünmek, çalışan deneyimini yeniden tasarlamanın önemli bir adımı.” 

”Ulaşım deneyimi, yetenek yönetiminde stratejik bir faktör’’ 

Volt Lines COO’u Özgün Şahin, paylaşımlı yolculuğun öneminin altını çizdi: “Yolculuk Raporu, ulaşım deneyiminin yetenek yönetiminde artık lojistik bir detay değil, stratejik bir faktör olduğunu kanıtlıyor. Yolculuk şartları çalışanların %90’ı için kritik bir iş kriteriyken, her 4 kişiden 1’i güne daha işe başlamadan tükenmiş hissediyor. Şehir trafiğinin asıl sebebi, ulaşımdaki boşa harcanan kapasite nedeniyle yollara çıkan fazla araç sayısıdır. Çalışanların %62’sinin şirketlerce organize edilen paylaşımlı yolculuğa (carpool) hazır olması, bu verimlilik odaklı modellerin kritik önemini ortaya koyuyor.”

Loading spinner
**İçeriklerimizle ilgili görüş ve önerilerinizi editor@kariyer.net adresinden bize iletebilirsiniz.